TİCARİ İŞLETME DEVRİ

TİCARİ İŞLETME DEVİR SÖZLEŞMELERİ ve Sözleşme Örnekleri

1.      Ticari İşletme Nedir?

Ticari kazanç elde etmek amacıyla girişimciler tarafından iş yeri, işletme, şube, şirket gibi pek çok farklı ticarethane kurulabilmektedir. Bunların hepsinde amaç kâr elde etmek olsa da her birinin yapısı ve niteliği hukuken birbirinden farklılık göstermektedir. Ticari işletme kavramı teknik bir kavram olup belli kriterleri taşıyan bir işletme hukuken ticari işletme olarak nitelenebilmektedir. Ticaret Hukukunda bir ticari işletmeden bahsedildiğinde anlaşılması gereken TTK madde 11/1’de düzenlenmiştir. Bu hükme göre, “Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.” Görüldüğü üzere ticari işletme bir esnaf işletmesinden ticari hacim ve gelir seviyesi bakımından ayrılmaktadır. Bir ticari işletmenin şubeleri de tek başına ticari işletme olma özelliği göstermemektedir. Zira şubeler merkeze bağlı olarak faaliyet gösterdiğinden tanımdaki bağımsızlık kriterini karşılamamaktadır.

2.      Ticari İşletme Devri Kavramı

Ticari işletmelerin ticarete devam edilemeyecek olması sebebiyle devredilmesi sık rastlanan bir sebep olsa da her zaman devir sebebi işlerin yolunda gitmemesi olmamaktadır. Sektör değişikliği yapmak, büyümeye gitmek, yenilenme ihtiyacı gibi sebeplerle de ticari işletmeler el değiştirebilmektedir. Ticari işletmelerin devrinin hangi kurallara uyularak ve ne şekilde devredileceği yine Türk Ticaret Kanunu’nun uygulama alanına girmektedir. TTK madde 11/3’e göre “Ticari işletme, içerdiği malvarlığı unsurlarının devri için zorunlu tasarruf işlemlerinin ayrı ayrı yapılmasına gerek olmaksızın bir bütün hâlinde devredilebilir ve diğer hukuki işlemlere konu olabilir.” Bu hükme göre devri gerçekleştirilecek işletmelerin sadece yukarıda tanımlanan ticari işletme vasfını taşıyan işletmeler olduğu unutulmamalıdır. Bunun haricinde esnaf işletmeleri, şubeler ve diğer iş yerlerinin devri, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre yapılmaktadır. Biz bu yazımızda ticari işletmelerin Türk Ticaret Kanunu’na göre devri konusu üzerinde duracak, ticari işletme devir sözleşmelerinin nasıl hazırlanması gerektiğiyle ilgili örnekli açıklamalarda bulunmaya çalışacağız.

Hemen belirtmek gerekir ki bir ticari işletme devrinde, devrin en önemli aşaması devir sözleşmesinin hazırlanmasıdır. Zira bu sözleşmede tek seferde işletmeye dahil unsurların devri gerçekleşmekte, devrin şartları, devir sonrası dönemde hak ve borçlardan sorumluluk, işletmeye ait sözleşmelerin devri gibi pek çok elzem konu yer almaktadır. Bu nedenle devir sözleşmesi ne kadar detaylı, ihtiyaca ve sektöre uygun ise daha sonra ortaya çıkabilecek hukuksal sorunlar o kadar bertaraf edilmiş olmaktadır.

Ticari işletme devriyle ilgili ayrıntılı bilgi için sitemizde yer alan “Ticari İşletme Devri ve Devre Bağlanan Hukuki Sonuçlar” adlı yazımızı ziyaret edebilirsiniz. https://www.solmazlaw.com/ticari-isletme-devri-ve-devre-baglanan-hukuki-sonuclar/

3.      Ticari İşletme Devri Kaç Adımda Tamamlanabilir?

Ticari işletme devrinin 3 aşamada tamamlanabileceğini söylemek mümkündür. Bunlar;

  • Rekabet Kurulu İzni
  • Ticari işletme devri sözleşmesinin imzalanması
  • Ticaret siciline tescil ve ilân

İşlem taraflarının Türkiye ciroları toplamının yüz milyon TL’yi ve işlem taraflarından en az ikisinin Türkiye cirolarının ayrı ayrı otuz milyon TL’yi veya devralma işlemlerinde devre konu varlık ya da faaliyetin, birleşme işlemlerinde ise işlem taraflarından en az birinin Türkiye cirosunun otuz milyon TL’yi ve diğer işlem taraflarından en az birinin dünya cirosunun beş yüz milyon TL’yi aşması hallerinde  ticari işletme devri için Rekabet Kurulu’ndan izin alınması gerekir. Aksi takdirde devir geçersiz olur.

Rekabet Kurulu izni alınmasına gerek yoksa, ticari işletme devrinin geçerli bir şekilde yapılabilmesinin ilk şartı yazılı şekilde yapılacak bir devir sözleşmesinin taraflarca imza edilmesidir. Yazılı bir sözleşme yapılmaksızın işletmenin devri mümkün olmaz. Sözleşmenin adi yazılı şekil yerine noter huzurunda resmi yazılı şekilde yapılması da mümkün ve daha güvencelidir. Fakat tek başına yazılı sözleşme de devir işlemlerinin tamamlanması için yeterli değildir. Aynı zamanda devir sözleşmesinin ticaret siciline tescil edilmesi de gereklidir. Hatta devrin gerçekleştiği an tescil tarihine bakılarak belirlenmektedir. Ticaret sicili harç bedelinin yatırıldığı tarih devir tarihi olarak kabul edilir. Çünkü devre resmiyet kazandıran işlem tescil işlemi olmaktadır. Tescil aşamasından sonraki aşama açıklayıcı nitelikte olan ilân aşamasıdır. Bu aşama üçüncü kişilerin iyiniyetini ortadan kaldıran, devri bildiren aşama olmaktadır. İlân aşamasıyla birlikte devir işlemleri tamamlanmış olur.

4.      Ticari İşletme Devrinin Kapsamı

Ticari işletme devri aslında bir tür malvarlığı devridir. Ancak Türk Ticaret Kanunu’nda ticari işletme devri için özel bir devir usulü öngörüldüğü ve ticari işletmenin bünyesinde maddi ve gayrimaddi olmak üzere pek çok münferit malvarlığı unsuru bulunduğundan tipik bir malvarlığı devrinden farklılık göstermektedir.  Örneğin, işletmeye ait taşınmazlar, araç ve gereçler, makineler maddi malvarlığıdır. İşletmenin malvarlığına dahil olup bazen maddi mallardan da kıymetli olabilen fikri mülkiyet hakları(marka, patent vs.), kiracılık hakkı, internet alan adları ise gayrimaddi malvarlığı unsurlarıdır. Ticari işletme devriyle tüm bu malvarlığı unsurlarının tek hamlede devredilebilmesi, her biri için ayrı ayrı devir ve temlik yapılmasına gerek duyulmaması büyük kolaylık sağlamaktadır.

Ticari işletme sadece malvarlığı değerlerini değil işletme borçlarını da bünyesinde barındırmaktadır. Dolayısıyla devrin kapsamına işletmenin borçları da girmektedir.  Bir ticari işletme aktif ve pasifleriyle birlikte devredilmek durumundadır. Sadece aktiflerin devri yoluyla ticari işletme devri mümkün değildir. Demek ki bir ticari işletmenin devrinde hem malvarlığına dahil unsurlar hem de işletmenin borçları ve alacakları (yani aktif ve pasifleri) devrin kapsamına girecektir. Ancak bu hükümden, işletmenin mutlaka da bütün aktif ve pasiflerinin eksiksiz devredilmesinin zorunlu olduğu anlaşılmamalıdır. Taraflar devir sözleşmesinin içeriğini belirlemede belli bir serbestiye sahiptirler. Kendi iradeleriyle bazı aktifleri ya da pasifleri devir sözleşmesinin dışında tutabilirler. Ancak bunun da bir sınırlaması vardır. Bu sınırlama İşletmenin devredildiği haliyle faaliyetlerine devam edebilecek, işletme yeteneğine sahip olmasına yönelik getirilen bir sınırlamadır.

Bir ticari işletme devredilirken akılda tutulması gereken temel husus, işletmenin bir bütün olarak, faaliyetine devam edecek şekilde devredilmesi gerektiğidir. Bu şart sağlandığı müddetçe işletmeye ait bazı unsurların devir kapsamı dışında tutulabilmesi mümkündür.

Aksi taraflarca kararlaştırılmadıkça devir sözleşmesinin kapsamına;

  • duran malvarlığı
  • işletme değeri
  • kiracılık hakkı
  • ticaret unvanı
  • fikri mülkiyet hakları

girmektedir. Taraflar dilerse bu unsurlardan bir kısmını sözleşme dışı bırakabilirler. Burada dikkat edilmesi gereken bir husus da şudur; bir ticari işletme ticaret unvanından ayrı olarak devredilemez. Bununla ifade edilmek istenen, ticaret unvanının mutlaka devredilmesi gerektiği değil, mutlaka ticari işletmeyle birlikte devredilmesi gerektiğidir. Yoksa, ticaret unvanı devirde kapsam dışı tutulabilir. Fakat ticaret unvanının tek başına işletmeden ayrı olarak devri mümkün değildir.

5.      Bir Ticari İşletme Devri Sözleşmesinde Bulunması Gereken Unsurlar Nelerdir?

Taraflar yasal zorunluluklara uymak kaydıyla devir sözleşmesinin içeriğini serbestçe belirleyebilirler. Fakat bir devir sözleşmesinde bulunması gereken asgari içerik şöyle özetlenebilir;

  • Tarafların adı, soyadı, unvanı, tebligat adresi
  • Ticari işletmenin bir bütün olarak ve devamlılığını sağlayacak şekilde devredildiğine ilişkin koşulsuz beyan
  • Ticari işletmenin sözleşme dışında bırakılan unsurları
  • Ticari işletmenin satış fiyatı ve ödeme şartları

Yukarıda da belirttiğimiz gibi devir aşamasında ve sonrasında hukuksal ihtilaflarla karşılaşmamak için en başından gerekli özen gösterilerek ticari işletme devri sözleşmesinin ticari işletmenin faaliyette bulunduğu sektör, mali durumu, bilançoları, işletmeye dahil malvarlığı değerleri ve bunların ihtiyaçları, işletmede çalışanların durumu, devir bedeli, devreden ve devralanın menfaat dengesi gibi hususlar gözetilerek teferruatlı bir devir sözleşmesi hazırlanmalıdır. Ticari işletme devri sözleşmesinin hazırlanması multidisipliner bir çalışma gerektirmektedir. Hukuk alanı içerisinde Ticaret Hukuku, Borçlar Hukuku, Rekabet Hukuku, Fikri ve Sınai Haklar Hukuku başta olmak üzere devirle ilgili birden fazla hukuk dalına hakimiyet gereklidir. Hukuk alanı dışında işletme devrinde devre esas bilançoların hazırlanması ve değerlendirilmesi bağımsız denetim firmaları, serbest muhasebeci mali müşavirler tarafından gerçekleştirilmektedir.

Solmaz Hukuk ve Danışmanlık Ofisi olarak her biri alanında uzman hukukçu kadromuzun yanı sıra farklı alanlarda uzmanlaşmış iş ortaklarımızla bütüncül ve çözüm odaklı süreçleri başarıyla yürüterek sonuçlandırmaktayız. Bu sayede müvekkillerimizin kaybedeceği zamanı ve maliyetleri en aza indirerek kısa sürede istedikleri sonucu almaktan memnun olmalarını sağlamayı hedefleriz.

6.      Ticari İşletme Devir Sözleşmesi Hazırlanırken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Ticari işletme devri sözleşmesi hazırlanırken; aktiflerin yani malvarlığı değerlerinin devri, borçların devri ve sözleşmelerin devri konusunda dikkat edilmesi gereken farklı hususlar bulunmaktadır. Ancak öncelikle işletme devri sözleşmesi yapılmadan önceki sürece kısaca değinmek gerekmektedir. Öncelikle devralan kişi bakımından özellikle büyük önem taşıdığından devralınacak işletmenin mevcut sermayesi, değeri, bilançoları, kâr/zarar durumu, borçları, alacakları, kayıtlı malvarlıkları ve bunların mevcut ve müstakbel durumları, fikri mülkiyet hakları gibi konularda detaylı inceleme ve değerleme yaptırılması gerekmektedir. Devir sözleşmesi öncesi devre esas alınacak envanterin ve bilançoların hazırlanması tarafların devre konu işletme hakkında tam bilgi sahibi olmasını sağlayacak, bunların sözleşme ekinde yer alması da devrin hangi şartlarla gerçekleştirilmiş olduğu konusunda çıkabilecek uyuşmazlıkları minimize edecektir.

Gerekli hazırlıklar yapıldıktan sonra işletme devir sözleşmesinin tarafların devir iradelerine ve yasal mevzuata uygun şekilde hazırlanması aşamasına geçilecektir. Hazırladığımız devir sözleşmelerinde yer vermekte olduğumuz sözleşme maddelerinin her biri özelinde açıklamalara yer verdiğimiz örnek ticari işletme devri sözleşmemizi sizlerle paylaşmaktayız. Faydalı olması temennisiyle.

 

TİCARİ İŞLETME DEVRİ SÖZLEŞMESİ

1. TARAFLAR

Ticari işletme sözleşmesinin tarafları, şahıs veya şirket olabilmektedir. Şahıs ise ismi ve T.C. kimlik numarasıyla; şirket ise unvanı ve vergi kimlik numarası ile belirtilmesi gereklidir. Ayrıca tarafların tebligata elverişli adresleri de sözleşmeye yazılmalıdır. Ticari işletme devrinde taraflar “devreden/devralan” veya “alıcı/satıcı” şeklinde isimlendirilebilmektedir. Zira neticede ticari işletme devri de bir tür ticari satış sözleşmesidir. Bunların haricinde sözleşmede şahit bulunmaktaysa onun da isim ve kimlik numarasıyla belirtilmesi gerekir.

 

 

Örnek hüküm:

İşbu devir sözleşmesi, bir tarafta (devreden) Barajyolu Cad. İmar Sk. No:88 Ataşehir/İstanbul adresinde yerleşik ve 1111111 T.C. kimlik numaralı Adil Başar ile diğer tarafta (devralan) merkezi Dumlupınar Mah. Gümüşdere Cad. No:74 Kadıköy/İstanbul adresinde kaim 22222 ticaret sicil numarasıyla İstanbul ticaret siciline kayıtlı Saygın Enerji Ltd. Şti. arasında akdedilmiştir.

   Örnek Hüküm:

İşbu sözleşmenin tarafları “DEVREDEN” ve “DEVRALAN” taraf olmak üzere aşağıdaki taraflar arasında imzalanmıştır.

Devreden(isim/unvan)                                                                            Devralan: (isim/unvan)

T.C./Vergi Kimlik No/Ticaret sicil no:                                                    T.C./Vergi Kimlik No/Ticaret sicil no:

Adres:                                                                                                           Adres:

 

2. DEVRİN TANIMI/SÖZLEŞMENİN KONUSU

Ticari işletme devri sözleşmesinde taraflar belirtildikten sonra kısaca sözleşmenin konusunu belirtecek şekilde bir madde konulması tercih edilmektedir.

Örnek hüküm:

Devreden bu sözleşme ve eklerinde yer alan şartlarla işletmeyi devrettiğini; devralan da aynı şartlarla işletmeyi devraldığını kabul etmiştir. Taraflar arasında aşağıdaki hususlarda mutabakat sağlanmıştır;

Örnek Hüküm:

İşbu devir sözleşmesi, yukarıda belirtilen tarafların karşılıklı ve birbirine uygun devir iradelerinin sonucu olarak düzenlenmiş olup, devredilen Başarır Giyim Tekstil’in tüm hak, alacak ve borçlarıyla malvarlığının bir bürün halinde devralana devri ile ilgili olup aşağıda devre ilişkin şartlar belirtilmektedir,

 

Örnek hüküm:

Taraflar işbu devir sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini eksiksiz ve zamanında ifa etme hususunda gereken özeni göstereceklerdir. Devir işlemlerinin gecikmeksizin tamamlanması için ilgili kamu kurum ve kuruluşlarla ilişkilerin yürütülmesi, işlemlerin yapılması konusunda birlikte hareket edeceklerdir.

Devir sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmeyen taraf, diğer tarafın bu nedenle uğradığı zararları karşılamakla yükümlüdür. Tazmin borcunun kapsamına devir için yapılan tüm masraf ve harcamalar dahildir. Şayet devir sözleşmesinin taraflara yüklemiş olduğu yükümlülükler tarafın kendisinden kaynaklanmayan sebeplerle yerine getirilememişse bu durumda diğer tarafın tazminat isteme hakkı bulunmaz.

 

3. GENEL ŞARTLAR/YÜKÜMLÜLÜKLERİN İFA EDİLMEMESİ

Sözleşmenin üzerine inşa edildiği temel hak ve yükümlülükler genel şartlar başlıklı bir maddede belirtilebilecektir. Burada genel mahiyette tarafların birbirlerine karşı yükümlülükleri ve birbirlerinden talebe yetkili oldukları hususlar konusunda kısa açıklamalar yapmak yeterlidir. Zira sözleşmenin devamında tarafların hak ve borçları detaylandırılmaktadır.

4. DEVİR BEDELİ

Ticari işletme devri sözleşmeleri bakımından en dikkatli düzenlenmesi gereken maddelerden biri devir bedelinin belirlenmesi olmaktadır. Zira bu konu devreden ve devralan için en önemli sayılabilecek maddedir. Devir bedeli saptanırken devir sebebi, devirden beklenen fayda, son yıllardaki işletme bilançoları, işletmenin son bir yıldaki aylık kâr/zarar durumu, işletmedeki taşınır ve taşınmaz malların değerleri, fikri hakların değerlemesi, işletmeye yapılan yatırımların değeri gibi pek çok verinin aynı anda değerlendirilmesi gereklidir. Bu konuda değerleme işlemleri için değerleme uzmanları, bağımsız denetçiler veya mali müşavirlerden destek alınması tavsiye edilmektedir.

 

Örnek Hüküm:

Bu sözleşme kapsamında devredenin devralandan devir bedeli talebi olmayacaktır.

Örnek Hüküm:

İşletme devri için devralan tarafından devredene toplam ………… tutarında paranın bildirilecek banka hesabına havale, eft, yoluyla/çek keşide edilmek suretiyle…ödenecektir. Bu tutar haricinde devralandan ilave bir talepte bulunulmayacaktır.

Örnek Hüküm:

İşbu sözleşme kapsamında devralanın devredene ödeyeceği toplam …………USD/TL devir bedeli, nakden ve tamamen ödenmiştir.

 

5. DEVRE ESAS BİLANÇOLAR

Devir öncesi aşamada devralınacak ticari işletmenin bilançolarının görülmesi ve değerlendirilmesi önem taşıyan bir konudur. Özellikle son yıl bilançosu devralma hususunda kanaat edinmeye elverişlidir. Devir sözleşmesinde hangi tarihli bilançonun esas alındığı belirtilmelidir.

Örnek Hüküm:

Devreden işletmenin ……..tarihli bilanço değerleri esas alınarak devir tarihindeki bilanço değerleri devralan tarafından bir bütün halinde devralınarak ve aynen bilançosuna geçirilecektir

 

6. BORÇLARDAN SORUMLULUK

Ticari işletme devredildiğinde borçlardan kimin, ne miktarla, hangi süreyle ve ne zamandan itibaren sorumlu olacağı konuları taraflar arasında sıkça uyuşmazlık konusu olmaktadır.

TBK madde 202’ye göre, “Bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur.” Genel kural işletmenin borçlarından devredenin devralanla 2 yıl birlikte sorumlu olacağı şeklindedir. Taraflar aralarında yapacakları sözleşmeyle tarafların bazı işletme borçlarını devrin kapsamı dışında bırakması, devralanın bu borçlardan sorumlu olmayacağını kararlaştırması mümkündür. Yine aynı şekilde hangi borçlardan, kimin, hangi tarihten itibaren sorumlu olacağını da taraflar sözleşmede belirleyebilirler. Bu hükümler taraflar arasında geçerli olur. Doktrinde kimi yazarlar bu sözleşmenin sadece tarafları bağlayacağını üçüncü kişi alacaklılar için geçerli olmayacağını kabul etmektedir. Buna rağmen iç ilişkide etkili olan bu hükümlere sözleşmede yer verilmesinin yararlı olacağı kanaatindeyiz.

Sözleşmeye devralanın devir sırasında bilmediği, beklenmeyen ve öngöremediği borçlardan da sorumlu tutulamayacağı yönünde kayıt konulması devralanı koruyacak bir hüküm olduğundan istek halinde sözleşmede yer verilmesi fayda sağlayabilmektedir.

Ticari işletme devrinde borçlardan sorumluluk hakkında daha ayrıntılı bilgi için sitemizde yer alan Ticari işletme devrinde borçların devri ve borçlardan sorumluluk” isimli bültenimize göz atabilirsiniz.https://www.solmazlaw.com/ticari-isletme-devrinde-borclarin-devri-ve-borclardan-sorumluluk/

 

Örnek Hüküm:

İşbu sözleşmeye konu işletmeye ait tüm borçlardan devrin tescil edildiği andan itibaren devralan taraf sorumludur. Devreden de devralanla birlikte TBK madde 202/2 hükmüne göre 2 yıl süreyle  sorumlu olmaya devam eder.

Devralan devir sırasında bilmediği, beklenmeyen ve öngöremediği borçlardan sorumlu tutulamaz.

Örnek Hüküm:

İşbu sözleşmeye konu işletmeye ait olan ve devir tarihine kadar muaccel hale gelmiş tüm borçlardan devreden taraf sorumludur. İşletmenin henüz muaccel hale gelmemiş ancak doğmuş ve doğacak tüm borçlarından ise devralan sorumludur. Devreden devir tarihinden sonra doğan veya muaccel hale gelen borçlardan sorumlu tutulamaz.

Örnek Hüküm:

Devralan, işletme alacaklılarının ilan tarihinden itibaren 2 yıl içinde müracaat etmemesi ya da vadesi gelmemiş olması nedeniyle ödenmemiş olan veyahut ihtilaflı bulunan alacaklarından sorumluluk kabul etmez.

 

7. DEMİRBAŞ VE GAYRİMENKULLER

Ticari işletmenin içerdiği normalde hukuken kazanılması çeşitli sicillere tescille sağlanan haklar, bu tescil işlemi yapılmadan, sadece ticari işletme devir sözleşmesinin ticaret siciline tescil edilmesiyle kazanılabilmektedir. İşletme devredilirken taraflar aksini kararlaştırmamışsa işletmeye ait demirbaş ve gayrimenkullerin mülkiyeti de devralana geçecektir. Bunun için örneğin ayrıca tapuda tescil işleminin yapılmasına gerek yoktur.

Taraflar devralana intikal etmesini istemediği malvarlıklarını sözleşmeye koyacakları hükümle kapsam dışı bırakabilirler. Ancak üretim ve hizmet işletmeleri ile fiziki ve teknik bütünlük arz eden, dolayısıyla bu işletmelerden ayrılması mümkün olmayan bina, arsa ve arazi gibi üretim ve hizmet işletmelerinin faaliyetlerinin yürütülmesinde kullanılan taşınmazların bu işletmelerin devrinde kapsam dışı tutulması işletmenin devamlılığı konusunda problem teşkil edecekse devir kapsamında kalmalıdır.

Müvekkillerimize devir öncesinde işletme aktifine kayıtlı demirbaş ve gayrimenkullerle ilgili bir envanter çıkarılması ve bu envanterin sözleşmeye eklenmesini, böylelikle devre konu malvarlığı değerleri konusunda çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesini tavsiye ediyoruz.

Örnek Hüküm:

İşbu devir sözleşmesiyle sözleşmenin ekinde yer alan işletme aktifine kayıtlı “Demirbaş Envanteri” Ve “Gayrimenkul Envanteri”nde belirtilen tüm malların mülkiyeti devralan tarafa aittir.

Örnek Hüküm:

İşbu devir sözleşmesiyle sözleşmenin ekinde yer alan işletme aktifine kayıtlı “Demirbaş Envanteri”nde yer alan  Ve “Gayrimenkul Envanteri”nde belirtilen tüm malların mülkiyeti devralan tarafa aittir.

Örnek Hüküm:

Devredene ait tüm menkul, gayrimenkul ve sair haklar Devir Tarihi itibarıyla tümüyle, aynen ve bir bütün halinde külli halefiyet ilkesi doğrultusunda kendiliğinden devralana intikal eder. Tescile tabi olan hakların tescilleri işbu sözleşmeye istinaden yapılacaktır.

 

 

 

 

Örnek Hüküm:

İşbu devir sözleşmesiyle sözleşmenin ekinde yer alan işletme aktifine kayıtlı “Demirbaş Envanteri”nde yer alan ….sıra numaralı …..marka …..model…..seri numaralı  “Ultrasonik Kumaş Kesim Makinesi” ve ……sıra numaralı ….marka …..model…..seri numaralı “Tam Otomatik Paketleme Makinesi” hariç diğer tüm demirbaşlar devralana aittir.

İşbu devir sözleşmesiyle sözleşmenin ekinde yer alan işletme aktifine kayıtlı “Gayrimenkul Envanteri”nde kayıtlı ………..sıra numaralı Barajyolu Cad. Sevgi Sk. Ataşehir/İstanbul adresli …..ada …..parsel…. pafta numaralı ek binanın mülkiyeti devredende kalacaktır. Bunun haricindeki tüm taşınmazların mülkiyeti devralana aittir.

 

8. MUVAZAAYA İLİŞKİN TAAHHÜT

Muvazaa, gerçek olmayan ve tarafları arasında hukuksal sonuç doğurması istenmeyen bir işlemin dış dünyaya gerçekmiş gibi gösterilmesi anlamında kullanılan bir terimdir. Taraflar üçüncü kişilere olan borçlarından kurtulmak amacıyla birtakım malvarlığı değerlerini hacizden korumak maksatlı olarak bir başka kişiye devretmiş gibi görünüm yarattığında bu işlem muvazaalı olmaktadır. Hukukumuzda muvazaalı işlemler geçersizlik yaptırımına tabidir. Muvazalı bir ticari işletme devri yapılmışsa, hak ya da menfaat sahipleri tarafından devrin iptali talep edilebilmektedir. Böylesi olumsuzluklarla karşılaşılması ihtimali gözetilerek sözleşmeye muvazaaya ilişkin madde eklenmesi tavsiye edilmektedir.

Örnek Hüküm:

Taraflar devir işlemlerinin muvazaalı olmayacağını kabul ve taahhüt ederler. Bu taahhüdün ihlal edilmesi durumunda oluşabilecek zararlardan taraflar müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.

 

9. UYUŞMAZLIK ÇÖZÜMÜ

Ticari işletme devri sözleşmesinin uygulanmasından doğabilecek uyuşmazlıkların hangi yer mahkemelerinde veya icra dairelerinde çözümleneceği hususunda sözleşmeye madde konulması mümkündür. Ancak bu yetki hükmünün geçerli olabilmesi için sözleşmenin her iki tarafının da tacir sıfatına sahip olması gerekmektedir.

Şayet taraflar sözleşmeden doğabilecek uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümlenmesini istiyorlarsa sözleşmeye tahkim kaydı koyabilirler.

Örnek hüküm:

İşbu sözleşmenin uygulanmasından doğacak tüm uyuşmazlıklarla ilgili İstanbul Anadolu Mahkemeleri ve İcra Daireleri münhasıran yetkili kılınmıştır.

Örnek hüküm:

Bu sözleşmeden kaynaklanan veya bu sözleşmeyle ilişkili olan tüm uyuşmazlıklar, İstanbul Tahkim Merkezi Tahkim Kuralları uyarınca nihai olarak tahkim yoluyla çözümlenecektir. Acil Durum Hakemine İlişkin Kurallar uygulanmaz.

Tahkim yeri İstanbul, Türkiye’dir.

Tahkim dili Türkçe’dir.

Hakem sayısın (3) olacaktır.

Uyuşmazlığın esasına Türk hukuku uygulanır.

 

 

Örnek hüküm:

İşbu devir sözleşmesiyle ilgili taraflar arasında çıkabilecek her türlü uyuşmazlık Milletlerarası Ticaret Odası (“ICC”) Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Kuralları çerçevesinde uzlaşma yoluyla çözümlenecektir.

Uyuşmazlığın bahsi geçen Kurallar gereği, Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Talebi’nin sunulmasından itibaren 30 gün içinde veya tarafların yazılı olarak anlaştıkları sürenin sonunda çözümlenememesi halinde, ilgili uyuşmazlık ICC Tahkim Kuralları uyarınca üç hakemden oluşan hakem heyeti tarafından çözümlenecektir. Hakem heyetini oluşturan hakemlerden biri davacı tarafından, biri davalı tarafından, diğeri ise davacı ve davalı tarafından atanan hakemler tarafından tayin edilecektir.

Tahkim dili İngilizce’dir.

Tahkim yeri Londra, Birleşik Krallık olacaktır.

Hakemler tarafından verilecek olan karar her iki taraf için bağlayıcı olacaktır.

 

10. SÖZLEŞMEYE UYGULANACAK HUKUK

Sözleşme taraflarında yabancılık unsuru söz konusuysa sözleşmenin uygulanması ve yorumlanmasında hangi ülke hukukunun uygulanacağı konusunda bir tespite yer verilebilir.

Örnek Hüküm:

İşbu sözleşmenin uygulanması ve yorumlanmasında Türk Hukukunun geçerli olduğu kabul edilmiştir.

 

11. SÖZLEŞME NÜSHALARI VE DİL

Sözleşme tarafların isteği halinde birden fazla dilde hazırlanabilmektedir. Bu durum özellikle yabancılık unsurunun bulunduğu hallerde gündeme gelmektedir. Şayet sözleşme birden fazla dilde hazırlanmışsa, iki sözleşme metni arasındaki farklılıklarda doğabilecek uyuşmazlıklar öngörülerek anlaşmazlık halinde sözleşmenin hangi versiyonunun esas alınacağının sözleşmede belirtilmesi faydalı olmaktadır.

Örnek Hüküm:

İşbu devir sözleşmesi İngilizce ve Türkçe olmak üzere iki ayrı dilde tanzim edilmiştir. Her iki dile ait metinlerde anlam bakımından farklılıklar mevcutsa sözleşmenin Türkçe versiyonundaki anlama itibar edilir.

İşbu devir sözleşmesi toplam …………..maddeden oluşan iki nüsha halinde düzenlenmiş ve ………….. tarihinde imzalanmıştır.

 

 

12. DEVİR TARİHİ VE YÜRÜRLÜK

Devir sözleşmesinin tarihinin sözleşmeye eklenmesi gerekmektedir. Devrin sonuçlarının ne zaman doğacağı konusunda özellikle iç ilişki bakımından bu tarih önem arz etmektedir. Türk Ticaret Kanunu’na göre devrin gerçekleştiği tarih ticaret siciline devir sözleşmesinin tescil edildiği tarihtir.

 

Örnek Hüküm:

İşbu sözleşmenin konusunu oluşturan işletme devri ……..tarihi itibariyle taraflarca imzalanmış olup devrin ticaret siciline tescil işlemlerinin…………..tarihinde gerçekleştirilmesi kararlaştırılmıştır. Devir ve devir sözleşmesi, tescil tarihinde hüküm ifade edecektir. Devrin planlanan tarihte gerçekleştirilememesi halinde resmi tescil tarihinde devir gerçekleşmiş sayılır. Devrin planlanan zamanda gerçekleştirilememesinden doğan zararlardan taraflar müştereken ve müteselsilen sorumludur.

13. İMZALAR

Ticari işletme devir sözleşmesi yazılı geçerlilik koşuluna tabi tutulduğundan taraflarca sözleşmenin imzalanması gerekmektedir. Sözleşmeyi imzalayan kişinin yetkili temsilci olması gerekmektedir.

Sonuç ve Öneriler

Ticari işletmeler finansal ve ticari hayat bakımından önemli oluşumlardır. Birçok hukuksal işleme konu olan ticari işletmeler tıpkı diğer malvarlıkları gibi alım-satım yani devir işlemlerine konu edilmektedir. Ticari işletmenin devralınması devralan bakımından oldukça önemli bir karar olmakla birlikte devreden taraf bakımından da önemsenmesi gereken sonuçlar doğuran bir hukuki işlem olma özelliği göstermektedir. Ticari işletmenin devralınması sürecinde devralınacak işletmenin mali, vergisel, hukuksal durumundan başlayıp işletmede çalışan personele, işletmenin demirbaş, araç-gereç ve makinelerinin durumuna kadar pek çok farklı parametrenin doğru analiz edilmesi birinci adım olmalıdır. Bunun için alanında uzman bir ekiple işletmenin mali ve hukuksal durumunun ortaya çıkarılması ve ardından devir kararı alınması önerilmektedir.

Devir sürecinin ikinci ve en önemli adımı ticari işletme devir sözleşmesinin hazırlanmasıdır.  Ticari işletme devri, yazılı bir devir sözleşmesi yapılmasını gerekli kılan bir süreçtir. Basit düzeyde ve yüzeysel, sadece temel konular üzerinde duran bir devir sözleşmesiyle de ticari işletme devredilebilirse de bu şekilde gerçekleştirilen devirler birçok problemi beraberinde getirmektedir. Özellikle tarafların devir bedeli, bu bedelin ödenmesi, devredilen işletme borçlarından hangi tarafın, ne zamandan itibaren, ne miktara kadar sorumlu olacağı, vergisel yükümlülüklerin ne zamana kadar hangi taraf bakımından yerine getirileceği, işletmenin devralınan makinaları ve demirbaşlarındaki bozukluk ve arızalar nedeniyle ortaya çıkan sorunlarda sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu gibi konular başta olmak üzere pek çok konuda uyuşmazlığa düştüklerine şahit olunmaktadır. Yine, devir sözleşmeleri nihayetinde bir tür alım satım sözleşmesi olduğundan sözleşmeye ayıplı ifadan ve zapttan sorumlulukla ilgili hükümlerin de eklenmesini önermekteyiz. Zira her ne kadar devir öncesi detaylı bir inceleme yapılsa da işletmede hemen fark edilemeyen çeşitli sorunlar olabilir ve bu konuda taraflar arasında ihtilaf doğabilir. Ticari satışlarda ayıplı ifadan sorumlulukla ilgili detaylı bilgi için linke tıklayabilirsiniz;https://www.solmazlaw.com/ticari-satislarda-ayipli-ifa-nedeniyle-sorumlulugun-sartlari-ve-sahip-olunan-haklarin-kullanilmasi/

Ticari işletme çalışanlarının durumu işletme devirlerinde sorun arz eden bir diğer konu olarak karşımıza çıkmaktadır. İş sözleşmesiyle çalışan personelin sözleşmelerinin devir sonrası devam edip etmeyeceği, işçilik alacakları, kıdem tazminatı gibi alacaklardan hangi tarafın sorumlu olacağı, birlikte sorumluluk ilkeleri konusunda sözleşmede düzenleme yapılması önerilmektedir. Bu konuyla ilgili hazırlamış olduğumuz “Ticari İşletmelerin ve İşyeri Devrinin İş Sözleşmelerine Etkisi” konulu bültenimizi ziyaret ederek daha detaylı bilgi edinebilirsiniz. https://www.solmazlaw.com/ticari-isletmelerin-ve-isyerinin-devrinin-is-sozlesmelerine-etkisi/

En başından bu konuların kararlaştırılması her iki tarafın önünü görebilmesi ve sorunların kolayca çözümü bakımından önem arz etmektedir.

Ticari işletme devri hakkındaki soru ve sorunlarınız için ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.

Saygılarımızla.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.