Senetteki İmzaya İtiraz

Kendisine ödeme emri tebliğ edilen kişi, ödeme emrinde yer alan borcu herhangi bir sebeple ödemek istemeyebilir. Örneğin borcun kendisine ait olmadığını düşünüyorsa, ödeme emriyle birlikte kendisine tebliğ edilen senettteki imzanın kendisine ait olmadığını düşünüyorsa, borcu daha önce ödemişse, henüz vadesi gelmemiş bir borç veya zamanaşımına uğramış bir borç için hakkında icra takibi başlatılmışsa ödeme emrini tebliğ alan kişi bu borcu ödememek için itirazda bulunabilir. Hukukumuzda borçlunun ödeme emrine yapacağı itirazlar iki gruba ayrılmaktadır. Bunlardan biri ödeme emrindeki borca itiraz, diğeri ise senetteki imzaya itirazdır. İmzaya itiraz dışındaki diğer tüm itirazlar borca itiraz olarak kabul edilir. İmzaya itiraz ve borca itirazın kural ve sonuçları birbirinden farklıdır.

Bu bültende, kendisine ödeme emri ile birlikte tebliğ edilen senetteki borca borçlu sıfatıyla imza atmadığını, bir başka deyişle senetteki imzanın kendisine ait olmadığını düşünen borçlunun yapacağı imza itirazını ve sonuçlarını irdeledik.

1.    Hangi Senetlerdeki İmzaya İtiraz Edilebilir?

Bir senetten kaynaklanan  borçla ilgili olarak icra takibine maruz kalan kişinin senetteki imzaya itiraz etmesi mümkündür. Ancak her senet altındaki imzanın ödeme emrine itiraz usulüyle inkâr edilmesi mümkün olmaz. Sadece âdi senet adı verilen senetlerdeki imza itiraz yoluyla inkâr edilebilir. Ancak notelikçe imzası tasdik edilmiş bir senetteki imzanın bu şekilde inkâr edilmesi söz konusu değildir. Yine, resmî dairelerin veya yetkili makamların yetki alanları içinde ve usulüne uygun olarak düzenledikleri bir makbuz veya belgeye dayanan borçlarda da borçlunun bir imzası bulunmayacağı için imzaya itiraz yapılamaz. Böylesi durumlarda senedin sahteliği için ayrı bir dava açılarak sahte olduğuna dair mahkeme kararı alınması gerekmektedir(HMK m.208/4).

2.    İmzaya İtiraz Beyanı Nasıl Olmalıdır?

Ödeme emrine muhatap olan ve takip sürecinde borçlu olarak konumlandırılan taraf, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını, imzanın bir başkasına ait olduğunu, senetteki borçla bu sebeple bir ilişkisinin bulunmadığını iddia ediyorsa imzaya itiraz usulüne uygun bir itirazda bulunmalıdır. İmzaya itirazın ayrıca ve açıkça yapılması gerekmektedir. Yapılan itirazda açıkça imzaya itiraz edildiğinin mutlaka belirtilmesi gerekmektedir. Örneğin; “senetteki imza bana ait değildir, itiraz ediyorum”, “imzaya itiraz ediyorum”, “imza sahtedir”, senet altındaki imzayı inkâr ediyorum” şeklindeki ibareler, yapılan itirazın imzaya itiraz olduğunu açıkça belli eden ifadelerdir. Borçlu itirazında ayrıca ve açıkça imzaya itiraz ettiğini belirtmediği takdirde sadece itiraz etmesi, hukuken borca itiraz olarak kabul edilecek ve borçlu imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmiş sayılacaktır. Bu noktadan sonra senet altındaki imzaya itiraz edilmesi artık mümkün olmaz.(İİK m.62). artık borçlu sadece senet metninden anlaşılabilen borca itiraz sebeplerini ileri sürebilir.

Borçlu sadece imzaya itiraz edebileceği gibi, imza itirazı ile birlikte borca da itiraz edebilir. Her iki konuda itiraz yapılmasına bir engel yoktur. Ancak borca yapılan itirazların imzaya yapılan itirazlarla uyum içinde olması gerekir. Bir başka anlatımla imzaya itiraz ile borca yapılan itirazların birbiriyle mantıksal bir tutarlılık içinde olması gerekir. Örneğin, hem imzanın kendisine ait olmadığını öne süren itirazlarla, hem de borcun zamanaşımına uğramış bir borç olduğu itirazı birlikte ileri sürülebilir.

3.    İmzaya İtirazın Süresi

İmza itirazının ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde yapılması gerekmektedir.

4.    İmzaya İtiraz Nereye Yapılır?

İmzaya itirazın icra dairesine yapılması gerekmektedir. İtirazın kural olarak ödeme emrini gönderen icra dairesine yapılması gerekir. Şayet ödeme emrini gönderen yani takibin yapıldığı icra dairesinden başka bir icra dairesine de itirazın bildirilmesi mümkündür. Bu takdirde, itirazda bulunan kişiden gerekli posta giderleri tahsil edilerek ilgili icra dairesine yapılan itiraz gönderilir.

5.    İmzaya İtirazın Sonuçları Nelerdir?

İmzaya itiraz halinde takip durur. Alacaklının duran takibe devam edebilmesi için alacaklının icra mahkemesinde itirazın geçici kaldırılması yoluna başvurması gerekecektir. İtirazın geçici kaldırılması yoluna başvuran alacaklının henüz takibe devam edilmesini isteme hakkı yoktur; ancak alacaklı borçlunun mallarına geçici haciz konmasını isteyebilir. İtirazın geçici kaldırılması yoluna başvuran alacaklıya karşı borçlunun 7 gün içinde borçtan kurtulma davası adı verilen bir dava açması gerekmektedir. Borçlu bu davayı açtığı takdirde bu dava sonuçlanıncaya kadar takip durmaya devam eder. Borçlunun süresinde borçtan kurtulma davası açmaması halinde ise, alacaklı takibe devam edilmesini ve borçlunun  mallarının haczedilmesini ve satılmasını talep edebilir. Aynı şekilde borçlunun açmış olduğu borçtan kurtulma davasını kaybetmesi halinde de geçici haciz kesin hacze dönüşür ve takibe devam edilerek borçlunun mallarının satışı istenebilir.

Bir diğer seçenek ise alacaklının itirazın iptali davası açma yoluna başvurmasıdır. Bu dava icra mahkemesinde değil genel mahkemelerde açılır.

6.    İtirazın Geçici Kaldırılması Yolu

Borçlunun itirazıyla duran takibe devam edilerek borçlunun mallarının haczedilmesinin istenebilmesi için alacaklı taraf yeniden harekete geçmek durumundadır. İmzaya itirazı ortadan kaldırmak için alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın geçici kaldırılmasını talep edebilir. Bu talebin alacaklı tarafından itirazın kendisine tebliğ edilmesinden itibaren 6 ay içinde yapılması gerekmektedir.

İtirazın geçici kaldırılması prosedüründe icra mahkemesi imza incelemesi yapmaktadır. Zaman kaybetmemek adına alacaklı, imzaya itiraz edilmesi üzerine derhal icra dairesinden borçlunun karşılaştırılabilecek imzalarının getirilmesini de talep edebilir.

İmza incelemesinde mahkeme önce tarafları dinler, sonra imzayı inkâr eden tarafın isticvabına karar verir, imzaların karşılaştırmaya elverişli diğer imzalarla mukayese ederek bir sonuca varmaya çalışır. Şayet bunlardan bir kanaate varamazsa bilirkişi incelemesi yaptırarak imzanın itiraz eden kişiye ait olup olmadığını inceler.

İcra mahkemesinde bu yargılama duruşmalı olarak ve basit yargılama usulüne göre görülür. Borçlu yapılacak duruşmada hazır bulunmak durumundadır. Şayet mazereti olmaksızın borçlu duruşmada hazır bulunmazsa, başkaca bir inceleme yapılmaksızın itirazın geçici kaldırılması kararı verilir. Aynı zamanda borçlunun imzasını inkâr ettiği senetteki miktarın yüzde 10’u oranında para cezasına mahkum edilmesi söz konusudur.

İtirazın geçici kaldırılmasına karar verildiği takdirde alacaklı borçlunun mallarının haczini isteyebilir. Borçlu itirazın geçici kaldırılması kararının kendisine tebliğinden itibaren 3 gün içinde mal beyanında bulunmak zorundadır. Borçlu takibin durdurulması, geçici kaldırmanın kesin kaldırmaya dönüşmemesi ve malların satışının engellenmesi için itirazın geçici kaldırılması kararının kendisine tebliğinden veya tefhiminden itibaren 7 gün içinde borçtan kurtulma davası açabilir. Borçlu 7 gün içinde bu davayı açmazsa itirazın geçici kaldırılması kararı ve haciz kesinleşir. Borçlunun bundan sonra yapabileceği duruma göre menfî tespit davası veya istirdat davası açmaktır.

SONUÇ

Bir âdi senede dayanan borçla ilgili olarak başlatılan icra takibi çerçevesinde gönderilen ödeme emri karşısında, bu ödeme emrini tebliğ alan kişi senetteki imzaya itirazlarını öne sürerek takibin durdurulmasını sağlayabilir. Senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını düşünen kişinin imzaya itirazlarını süresinde açıkça ortaya koyması gerekmektedir. Aksi takdirde imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmiş sayılır ve bir daha imzaya itiraz edemez. Gerek imza itirazının gerekse imzaya itiraz karşısında alacaklının başvurabileceği itirazın geçici kaldırılması ve itirazın iptali davaları teknik ve teferruatlı konular olup, hak kaybı yaşanmaması için bu süreçlerde  alanında uzman hukukçulardan danışmanlık ve avukatlık hizmetleri talep edilmesinden yarar vardır.

Daha fazla bilgi için sitemizdeki diğer makaleleri ziyaret edebilir, detaylı bilgi ve danışmanlık hizmetleri için Solmaz Hukuk ve Danışmanlık ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.

Saygılarımızla.

REFERANSLAR

 

KURU, Baki, (2016), İcra ve İflâs Hukuku, Legal Yayıncılık.

PEKCANITEZ, Hakan/ATALAY, Oğuz/SUNGURTEKİN ÖZKAN, Meral/ÖZEKES, Muhammet, (2015), İcra ve İflâs Hukuku, Yetkin Yayıncılık.

İcra ve İflâs Kanunu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir