Belgesiz Alacaklar İçin Başvurulabilecek İcra Takibi Yolu: Genel Haciz Yoluyla Takip

Borçlunun borcunu kendi rızası ve iradesiyle alacaklıya ödememesi halinde alacaklı dava açabilir veya borçlu aleyhine icra takibi başlatabilir. Dava açılması neticesinde alacaklının elde ettiği lehe hükmü borçlunun kendiliğinden yerine getirmemesi durumunda da yine icra takibi başlatmak gerekmektedir. Bu takdirde başlatılacak icra takibi bir mahkeme kararına dayandığından ilamlı icra takibi olarak anılmaktadır. Hukukumuzda bir de ilamsız icra takibi yolu bulunmaktadır. İlamsız icra takibi, alacaklının bir dava açmasına ve mahkeme kararı elde etmesine gerek olmaksızın başvurabileceği bir takip yoludur. İlamsız icra takibinin 4 farklı çeşidi bulunmaktadır. Bunlar;

  • Genel haciz yoluyla takip,
  • Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip,
  • Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip,
  • Kiralanan taşınmazların ilamsız tahliyesi yoluyla takip şekilleridir.

Bu bültende, para alacaklarının tahsilinde sıkça kullanılan, alacaklının elinde alacak hakkını ispatlayan hiçbir belge bulunmasına gerek olmaksızın borçluya karşı başlatabileceği icra takibi türü olan genel haciz yoluyla takip, takibin aşamaları ve sonuçları üzerinde durulmuştur.

1.    Genel Haciz Yoluyla Takip Hangi Alacakların Tahsilinde Söz Konusudur?

Genel haciz yoluyla takip, para alacakları ve teminat alacaklarının yerine getirilmesi amacıyla başvurulabilecek bir tür ilamsız icra takibidir. Uygulamada en sık kullanılan takip türlerinden biri olan genel haciz yoluyla takip yoluna başvurabilmek için, alacaklının para alacağının herhangi bir belgeyle ispatlanmasına gerek yoktur. Örneğin, icra takibi başlatılmak istenen alacakla ilgili olarak alacaklının mahkemeden bir karar almasına veya elinde bir sözleşme, senet, fatura, belge bulunmasına gerek yoktur. Doğrudan doğruya yetkili icra dairesine gidilerek alacaklı olduğunu iddia ederek borçlu taraftan bir miktar paranın ödenmesini istemek mümkündür. Bu takdirde icra müdürlerinin alacak hakkıyla ilgili herhangi bir belge talep etmesi ve alacaklının alacağının varlığına delil olabilecek bir belge göstermesine gerek yoktur. Ancak alacak hakkının senetle veya bir belgeyle ispat edilebildiği hallerde icra takibinde bu belgelerin de gösterilmesine ve takip talebine eklenmesine bir engel yoktur hatta eklenmelidir. Dolayısıyla senede bağlı, bir belgeyle ispat edilebilen para alacakları hakkında da genel haciz yoluyla takip başlatmak mümkündür; ancak bu belgelerin varlığı zorunlu değildir.

Bir diğer husus, hakkında genel haciz yoluyla takip başlatılacak alacağın rehinle güvence altına alınmamış olmasıdır. Zira hukukumuzda alacağın tahsili için önce rehne başvurma zorunluluğu vardır. Örneğin bir tür rehin olan ipotekle güvence altına alınmış olan alacak hakkının tahsili için öncelikle ipotekli malın satılarak bu satış bedelinden alacak hakkının tahsilinin sağlanması zorunludur.

2.    Genel Haciz Yoluyla Takibin Aşamaları

Genel haciz yoluyla icra takibi icra hukukunda temel takip yolu olup 6 aşamadan meydana gelmektedir. Bunlar;

  1. Takip talebiyle takibin başlatılması
  2. İcra organı tarafından ödeme emri gönderilmesi
  3. Ödeme emrine itiraz süreci ve takibin kesinleşmesi
  4. Borçlunun malları üzerine haciz konulması
  5. Hacizli malların satışı
  6. Alacaklı tek ise paranın ona ödenmesi; Alacaklı birden fazla ise paraların paylaştırılması

3.    Genel Haciz Yoluyla Takibin Başlatılması

İcra hukukunda tüm takipler icra dairesinden başlatılmaktadır. Buna göre genel haciz yoluyla takip başlatmak isteyen alacaklının da icra dairesine başvurması gerekmektedir. Alacaklının icra dairesine yapacağı bu başvuru takip talebi olarak adlandırılmaktadır. Takip talebinin sözlü olarak dahi yapılabileceği teoride kabul edilse de uygulamada genellikle yazılı olarak takip talebinde bulunulmaktadır. Tüm takip yolları için takip talebi kural olarak birbirinin aynısıdır ve matbu formlar halindedir. Takip talebine her takip yolunun gerektirdiği hususlar yazılmaktadır.

UYAP bünyesinde Merkezi Takip Sistemi üzerinden elektronik ortamda icra takibi başlatılabilen haller de bulunmaktadır. Örneğin elektrik, su, doğalgaz abonelik sözleşmelerinden kaynaklanan alacakların tahsili için takip talebi elektronik ortamda yapılabilmektedir.

Takip talebine varsa alacağı ispat eden senedin aslının veya onaylı örneğinin eklenmesi gerekir, yoksa bu türden evrak eklenmesine gerek yoktur. Sadece borçlunun kimlik bilgileri ve adresi, alacaklının kimlik bilgileri ve adresi, borç tutarı, borcun kaynağı ve sebebi, borç faizli ise faiz oranı ve faizin işlemeye başladığı tarih belirtilerek genel haciz yoluyla takip başlatılabilir.

Takip talebiyle birlikte alacaklının bazı harç ve masrafları ödemesi istenecektir. Bunlar başvurma harcı, peşin harç ve posta giderleridir. Her yıl güncellenen harç tutarları 2021 yılı için şöyledir;

  • 59,30 TL başvurma harcı (alacağın miktarı ne olursa olsun bu harcın miktarı değişmez.)
  • Alacağın binde beşi oranında peşin harç (alacağın tutarına göre hesaplanır)
  • Posta/tebliğ giderleri

Yatırılması istenen harç ve masrafların da ödenmesinden sonra icra memuru takip talebini şeklen inceler ve borçluya borcunu ödemesi gerektiğini bildiren bir ödeme emri gönderir.

4.    Ödeme Emri Gönderilmesi

Gerekli şekli şartları ve bilgileri içeren takip talebini alan icra müdürü borçluya borcunu ödemesi konusunda ihtarların yer aldığı bir ödeme emri  gönderir. Burada icra müdürünün takip talebinde yer alan borcun gerçekten var olup olmadığı konusunda bir inceleme yapma yetkisi yoktur. Görevi ödeme emri düzenleyip göndermekten ibarettir.

Ödeme emrinde takip talebinde yer alan hususlar bulunur. Ayrıca borçlunun borcunu 7 gün içinde ödemesi, ödemeyecekse 7 gün içinde ödeme emrine itiraz etmesi gerektiği, aksi takdirde hakkındaki icra takibinin kesinleşeceği ve mallarının alacaklının istemiyle haczedilebileceği, hem borcu ödemez hem de ödeme emrine itiraz etmezse aynı 7 günlük süre içinde mal beyanında bulunması gerektiği, mal beyanında bulunmazsa tazyik hapsiyle cezalandırılabileceği ve gerçeğe aykırı mal beyanının ceza sebebi olduğu ihtarı yazılır.

Ödeme emri ancak borçluya tebliğiyle hüküm ve sonuç doğurur. Bahsi geçen 7 günlük süreler de tebliğ  tarihine göre hesaplanır.

5.    Ödeme Emrine İtiraz Süreci ve Takibin Kesinleşmesi

Borçlu 7 günlük itiraz süreci içinde borcunu ödeyerek hakkındaki icra takibini sona erdirebilir. Arzu edilen bu olmasına rağmen borçlu eğer borçlu olmadığını düşünüyorsa bu 7 günlük sürede ödeme emrine itiraz edebilir. Borçlunun itiraz etmesi halinde ise icra takibi durur. Duran icra takibine devam edilmesi için alacaklının harekete geçmesi gerekir. Bu halde alacaklının itirazın kaldırılması başvurusu yapması veya itirazın iptali için dava açaması gerekmektedir. Bu süreçlerden olumlu sonuç alınması halinde icra takibi kesinleşir ve duran takibe devam edilir.

Borçlu 7 günlük sürede hem borcu ödemez hem de itiraz etmezse susarak geçirdiği bu sürenin sonunda hakkındaki icra takibi kesinleşir. İcra takibinin kesinleştiği durumda borçlunun mallarının haczi istenebilmektedir. Takip kesinleşmeden önceki aşamada borçlunun malları haczedilemez.

6.    Haciz Aşaması

İcra takibinin kesinleşmesinin ardından alacaklı borçlunun mallarının haczini isteyebilir. Haciz takibe konu edilen alacak hakkının alacaklıya ödenmesini sağlamak için, alacağı karşılayacak tutarda mal ve hakka el konulmasıdır. Haciz işlemi icra müdürü tarafından yapılmaktadır. Hacze konu mal ve haklar oldukça çeşitli olabilir. Tarla, ev, arsa, iş yeri, taşınır mallar, araba, kıymetli evrak, değerli madenler, ziynet eşyaları, maaş, şirketteki hisse gibi çok çeşitli mal ve haklar üzerine haciz konulması mümkündür. Her birine konulacak haczin şartları ve kuralları değişkenlkik göstermektedir.

Haciz işlemi alacaklının talebi üzerine yapılmaktadır. Alacaklının haczi isteyebilmesi, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1 yıllık süre içinde mümkündür. Şayet alacaklı 1 yıllık süre içinde haciz talebinde bulunmazsa, takip dosyası işlemden kaldırılır. Alacaklının haciz isteyebilmek için dosyayı yenilemesi gerekir.

7.    Hacizli Malların Satışı

Hukukumuzda borçlunun haczedilen mallarının borçludan alınıp alacaklıya verilmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Mutlaka haczedilen malların satılarak bu paradan alacaklının alacağını tahsil etmesi sağlanmaktadır. Borçlunun mallarının satışı da tıpkı haciz gibi alacaklının talebi üzerine gerçekleşir. Talep olmadan icra dairesi kendiliğinden borçlunun mallarını satamaz. Alacaklının satış giderini ödeyerek yazılı ya da sözlü şekilde icra dairesinden satış isteminde bulunması gerekir.

Hacizli mal bir taşınır ise bu malın satılması kesin haciz tarihinden itibaren 6 ay içinde istenmelidir. Hacizli taşınmazların satılması ise kesin haciz tarihinden itibaren 1 yıl içinde istenebilir. 6 ay ve 1 yıllık sürelerde satış talebinde bulunulmadığı takdirde, hacizli mallar üzerindeki haciz kalkar. İcra takibi ise derdest kalmaya devam eder. Bu nedenle yeniden haciz istenmesi mümkündür.

Satış işlemi kural olarak açık artırma usulüne göre yapılır. İstisnaen taşınırların pazarlık usulüyle de satılması mümkündür. Satış yetkili icra dairesi tarafından gerçekleştirilir.

8.    Alacaklıya Ödeme Yapılması veya Paraların Paylaştırılması

İcra takibinin son aşaması satış sonucunda elde edilen paranın alacaklılara ödenmesidir. Eğer alacaklı tek kişi ise borcu kadar tutar ona ödenir. Alacaklılar birden fazla ise paraların paylaştırılması gerekir. Şayet satılan mallar tüm alacaklıların alacağını karşılamaya yetmekteyse bu paradan herkes alacağını alır ve icra takibi son bulur. Eğer satılan mallar tüm alacaklıların alacak hakkını karşılamaya yetmiyorsa hacze iştirak kuralları ve sıra cetveline göre yapılan paylaşım dahilinde alacaklıların alacağının bir kısmı karşılanır.

SONUÇ

Para alacaklarının tahsilinde sıkça başvurulan ve halk arasında belgesiz başvurulabilecek icra takibi yolu olarak bilinen genel haciz yoluyla takip usulü, oldukça kolay başlatılabilen bir tür ilamsız icra takibi türüdür. Kolay başlatıldığı gibi, borçlunun itirazıyla kolayca da durdurulabilen bir takip türü olması nedeniyle sürecin iyi takip edilmesi ve gerekli itirazların yapılması, davaların açılması da önem arz etmektedir. İcra hukukunda emredici ve hak düşürücü nitelikteki sürelerde işlem yapılması zorunluluğu nedeniyle takip sürecinde uzman bir hukukçunun yardımına ihtiyaç duyulmaktadır. Genel haciz yoluyla takip ve detaylarına sitemizde yer alan konuyla ilgili değer makalelerden ulaşabileceğiniz gibi ekibimizle iletişime geçerek daha detaylı bilgi ve danışmanlık talep edebilirsiniz.

Saygılarımızla.

REFERANSLAR

KURU, Baki, (2016), İcra ve İflâs Hukuku, Legal Yayıncılık.

PEKCANITEZ, Hakan/ATALAY, Oğuz/SUNGURTEKİN ÖZKAN, Meral/ÖZEKES, Muhammet, (2015), İcra ve İflâs Hukuku, Yetkin Yayıncılık.

İcra ve İflâs Kanunu.

 

 

 

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir