Kripto Paralar Haczedilebilir Mi?

Kripto para kavramı uluslararası boyutta devletlerin, toplumların ve basının gündemini meşgul eden yeni bir kavram. Artık hepimizin aşina olduğu bir terim olmasına karşın kripto paranın fizikî bir karşılığının olmayışı, anonimliği ve teknolojisinin yeniliği karşısında halen belirsizliklerin hakim olduğu bir düzlemde yer alıyor. Sadece kullanıcılar ve toplum nezdinde değil devletler bakımından da benzer bir durum söz konusu. Pek çok devlet kripto paraları yasal bir statüye kavuşturmaktan uzak durmayı tercih etmekte. Kripto paralar yasal bir statüye Türk hukukunda da henüz kavuşturulmamış olduğundan hukukun farklı dallarında konuyla ilgili çeşitli tartışmalar gündeme gelmektedir. Daha çok ceza ve vergi hukuku boyutuyla tartışılan kripto paraların bir malvarlığı değeri olarak nasıl konumlandırılması gerektiğinin henüz belirlenmemiş olması, kripto paraların icra hukuku alanında problematik bir görüntü çizmesine sebep olmaktadır. Bu bağlamda kripto paraların herhangi bir malvarlığı değeri gibi haczedilip edilemeyeceği, edilebilecekse bunların haczinin nasıl yapılacağı tartışmaları ortaya çıkmıştır.

Bu bültende kripto paraların haczedilip edilemeyeceği, edilebilecekse haczin İcra ve İflas Kanunu’nun hangi hükümleri uyarınca yapılması gerektiği konularına odaklanılmış, bugünkü gelişmeler çerçevesinde öznel değerlendirmelere yer verilmiştir.

1.    Kripto Para Nedir?

Kripto paranın haczi konusu açıklamalar yapmadan önce kısaca kripto para üzerine açıklamalarda bulunmanın konunun anlaşılması bakımından faydalı olacağını düşünmekteyiz. Kripto paralar devletlerce ihraç edilen ülke paralarından farklıdır. Bunlar belli bir ülkeye ait para birimleri değildir, üreticileri özel girişimcilerdir. Kripto paraların kullanımında ve tedavülünde bilişim teknolojileri kullanılmaktadır. Para sanal ortamda üretilmekte, saklanmakta ve kullanılmakta olup, bu paranın fizikî bir karşılığı da yoktur. Kripto paranın değeri herhangi bir ülke parasına, altın, gümüş gibi değerli bir madene de endeksli olmayıp, pazardaki arz ve talebe bağlı olarak belirlenen ve değişkenlik gösteren bir yapıdadır. Ancak gerçek para birimleriyle kripto paraların değişimi sağlanabilmektedir. Bu ise aracı kurumlar vasıtasıyla mümkündür. Kripto para alım satımları için kripto para ATM’leri de kurulmaktadır.

Kripto paranın sahibi ve kullanıcılarının kim olduğu tespit edilemez. Çünkü kişiler kimliğini açık etmek zorunda olmaksızın sisteme kaydolabilmekte ve elektronik anahtarlar ve cüzdanlar aracılığıyla kripto paralarını kullanmaktadır. Aracı kurumlar vasıtasıyla da kripto para alım satımları yapılabilmektedir.

2.    Kripto Paralar Türk Hukukunda Bir Para Birimi Olarak Kabul Edilmekte Mi?

Kripto paralar Türk hukukunda henüz yasal bir zeminde bulunmamaktadır. Bunların yeni bir para birimi olarak işlem görüp görmeyeceği tartışıldığı gibi, birer sanal para, elektronik para olarak kabul edilip edilemeyeceği de değerlendirilmektedir.  Kripto paraların “para” olarak değil de bir tür emtia ya da menkul kıymet olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği de tartışma konusu olmaktadır. Henüz doktrinde bu konuda bir fikir birliğine varılmış değildir. Devlet, kripto varlıklarla ilgili birkaç düzenleme yapmış olmakla birlikte kripto para kavramına henüz yasal bir statü tanımamış ve niteliği konusunda bir tespitte bulunmaktan kaçınmıştır.

En son yapılan düzenlemeyle kripto varlıkların ödeme işlemlerine konu edilmesi yasaklanmış bulunmaktadır. TCMB tarafından çıkarılan ve  16 Nisan tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmelik ile kripto varlıkların  ödemelerde doğrudan veya dolaylı şekilde kullanılması ve kullanılmasına yönelik hizmet sunulması yasaklanmış,  yatırım aracı olarak kripto para kullanımı konusunda ise bir yasak getirilmemiştir. Ayrıca, yönetmelikte bankalar aracılığıyla kripto para  işlemlerinin gerçekleştirilmesine yasak getirilmemiştir.

3.    Kripto Para Haczedilebilir Mi?

Kripto paraların toplumda birer yatırım aracı olarak kullanıldığı günümüz itibarıyla bir gerçekliktir. Bu nedenle de diğer malvarlıkları gibi haczedilip haczedilemeyeceği konusunda önemli tartışmalar gündeme gelmektedir. Özellikle Nisan 2021’de İstanbul İcra Daireleri’nde ilk kez kripto para haczinin yapılması ve buna karşı borçlunun yaptığı haczedilemezlik şikâyetinin icra mahkemesince reddedilmesi, medya tarafından da yakından takip edilen bir mesele halini almıştır.

Kripto paralar kendine özgü bir yapıya sahip olan dijital varlıklar olup, bildiğimiz malvarlığı değerlerinden farklılık gösterir. Devlet tarafından ne şekilde işlem görecekleri de belirlenmediğinden genel hukuk ilkeleri kapsamında fikir yürütmek gerekmektedir. Öncelikle malvarlığı değerleri arasında konumunun bir taşınır olduğu söylenebilecektir. Taşınır malvarlığı değerleri arasında ise bir para mı yoksa bir menkul kıymet mi ya da emtia mı olduğu konusunda bir fikir birliği yoktur. Ancak kripto paralar ister bir para birimi, ister bir menkul kıymet, isterse de bir emtia olarak nitelendirilsin her durumda kripto paraların haczinin mümkün olduğu söylenebilecektir. Zira, bu malvarlığı değerlerinin tamamının hukukumuzda haczi mümkündür. Zaten kural olarak borçlunun malî değere sahip tüm mal ve hakları haczedilebilir. Hangi mal ve hakların haczedilemeyeceği konusu kanunlarda açıkça gösterilmiş durumdadır. Haczedilemez olduğu yasalarda belirtilen mal, hak ve alacaklar dışında borçlunun tüm malvarlığı değerleri haczedilebilir. Dolayısıyla Türk hukukunda kripto paraların haczini engelleyen yasal bir düzenleme bulunmamaktadır.

4.    Kripto Paralar Nasıl Haczedilir?

Borçlunun borcunu ödememesi halinde alacaklının başvurabileceği hukuksal çarelerden biri borçlu hakkında icra takibi başlatmaktır. İcra takibi sürecinde de borçlu borcunu rızasıyla ödemezse, bu kez borçlunun malvarlığı değerleri haczedilip satılarak alacaklının alacağı bu satıştan elde edilen parayla ödenmeye çalışılır.

Kripto paraların da diğer malvarlığı değerleri gibi haczi mümkün olmalıdır. Nitekim bu yıl içinde İstanbul İcra Daireleri kripto para haczi gerçekleştirmiştir. Ancak kripto paraların hacziyle ilgili hem teknik hem de hukuksal sorunlar bulunmaktadır. Öncelikli sorunlardan biri kripto paraların kime ait olduğunun belirlenmesinde ortaya çıkmaktadır. Zira, sadece borçluya ait olan mal ve hakların haczi mümkündür. borçluya ait kripto paranın bulunup bulunmadığının tespiti oldukça zordur. Özellikle yurtdışı kripto para borsalarında borçluya ait kripto para bulunup bulunmadığının tespiti mümkün değildir. Bu konuda uluslararası bir işbirliği de bulunmamaktadır. Ancak yurtiçi kripto para borsalarında aracı kurumlar nezdinde yer alan kripto paraların haczi mümkündür. Çünkü burada, borçluya ait kripto paranın bulunduğu aracı kurumdan, borçlunun kripto parasının olup olmadığı varsa ne miktarda olduğu bilgisine ulaşılabilmektedir. Bir diğer sorun aracı kurumda tutulan değil de kişisel elektronik cüzdanlarda tutulan kripto paraların haczinin oldukça zor olmasıdır. Çünkü borçlu kendisi kişisel elektronik cüzdanından kripto para bulunduğunu beyan etmedikçe, kişisel elektronik cüzdandaki varlığın kime ait olduğunun belirlenmesi mümkün olmadığından bu paraya haciz işlemi de yapılamaz.

Kripto para haczinin nasıl gerçekleştirildiği konusuna gelecek olursak öncelikle kripto para haczinin ilk örneğinin hangi usulle gerçekleştirildiği üzerinden gitmek daha aydınlatıcı olacaktır. Kripto paraya Türk hukukunda konulan ilk haciz örneği, tıpkı bir kişinin bankadaki hesabına konulan haciz  gibi ve bu usulle gerçekleştirilmiştir. İcra ve İflâs Kanunu’nun 89. maddesinde yer alan “borçlunun üçüncü kişilerdeki mal ve haklarının haczi” usulünde, borçlunun bankadaki parası nedeniyle, bankanın borçluya bu parayı borçlu olduğu ve borçlunun bankadan alacaklı konumunda bulunduğu kabul edilir. Dolayısıyla borçlunun bankadan olan alacak hakkına icra dairesi tarafından haciz konularak bu paranın artık borçluya değil de icra dairesine ödenmesi istenir. İİK madde 89’da yer alan bu haciz usulünde icra dairesi tarafından bankaya bir haciz ihbarnamesi gönderilir. Bu haciz ihbarnamesinde borçlunun bankada mevduat hesabının olduğu, miktarı belirtilerek bu para üzerine haciz konulduğu, paranın 7 gün içinde icra dairesine ödenmesi gerektiği, şayet böyle bir para mevcut değilse aynı 7 gün içinde ihbarnameye itiraz edilmesi gerektiği aksi takdirde bu paranın banka nezdinde bulunduğunun kabul edileceği ihtar edilir. İhbarnameye banka tarafından cevap verildiğinde borçlunun bankada bir parası olup olmadığı varsa ne kadar parası olduğu gibi hususlar ortaya çıkar ve süreç buna göre işlemeye devam eder. Şayet banka borçlunun kendi nezdinde bir parası olmadığı yönünde itirazda bulunmazsa, bankaya ikinci bir haciz ihbarnamesi gönderilerek aynı ihtar tekrarlanır. Yine itirazda bulunmadığı takdirde ihbarnamede istenen paranın banka nezdinde olduğu hususunun kesinleştiği ve bu paranın 15 gün içinde icra dairesine ödenmesi gerektiği belirtilir. Artık banka bu üçüncü ihbarnameye itiraz ederek takibi durduramaz. 15 gün içinde menfî tespit davası açarak borçlunun bankada bir parası olmadığını ispat etmeye çalışabilir.

Aynı mantıkla kripto paraların haczi için de borçlunun kripto paralarının nezdinde işlem gördüğü aracı kuruma haciz ihbarnamesi gönderilir. Bu ihbarnamenin gönderilebilmesi için borçlunun mal beyanında bulunurken kripto paralarını malvarlığı içinde bildirmiş olması gerekir. Aksi takdirde haciz ihbarnamesine aracı kurumdan gelecek cevaba göre icra takibine devam edilmesi ya da son verilmesi gerekir. Aracı kurum kendi nezdinde borçluya ait kripto para varsa bunu ve miktarını ihbarnameye cevabında belirtmekle yükümlüdür. Bu takdirde borçlunun kripto paralarının alacaklının alacağını karşılayacak tutarına haciz konulur. İİK madde 89’a göre düzenlenmiş olan haciz ihbarnamesinde, ihbarnamenin aracı kuruma ulaştığı gündeki kur üzerinden kripto paranın TL karşılığının icra dairesine ödenmesi istenir. Bu konuda tartışılan bir diğer husus da kripto paranın haczi halinde onun hangi andaki kur üzerinden TL cinsine çevrileceğidir. Çünkü kripto paranın piyasa değeri çok kısa zaman aralıklarında değişebilmektedir. Ancak en doğru çözümün ihbarnamenin kuruma ulaştığı gündeki kur üzerinden işlem yapılması olduğu düşünülmektedir.

İİK madde 89’a göre gerçekleştirilen kripto para haczi, bir kişinin bankadaki parasına, veya bankaya tahsil için verilmiş bir bonoya ya da rehin olarak verilmiş bir hisse senedine konulan hacizden farkı bulunmamaktadır. Bu takdirde kripto paraya Türk hukukunda bir menkul kıymet muamelesi yapıldığını söylemek mümkündür. Nitekim kripto paranın haczedilemeyeceği yönündeki şikâyetle ilgili İcra Mahkemesi’nin vermiş olduğu kararda da bu duruma dikkat çekilmiştir; “Her ne kadar davacı, kripto paraların haczedilmeyeceğini iddia ederek şikayetçi olmuş ise de bu tür paraların da emtia ve menkul kıymetler kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bir çeşit dijital döviz veya sanal para olarak kabul edildiği, dolayısıyla haczedilebileceği anlaşıldığından şikayetin reddine dair karar verilmiştir.”

5.    Kripto Paralar Normal Bir Para Gibi Haczedilebilir Mi?

Kripto paralar birer para birimi olarak kabul edilirse, bunun İİK madde 102 hükmüne göre haczedilmesi ve madde 88’de yer alan taşınır mal haczi hükmüne göre icra dairesince muhafaza altına alınması gerekir. Daha açık anlatımla kripto paranın haczi konusunda bir haciz tutanağı düzenlenerek kripto paranın haczedildiği ve haczedilen miktar ile icra takibinin taraflarının bilgileri yazılır; ardından icra müdürü tarafından kripto paraya el konulur. Kripto paranın fizikî bir varlığı bulunmadığını ifade etmiştik. Bu nedenle bu şekilde haciz yapılabilmesi için icra müdürlüğünün kripto parayı tutabileceği bir elektronik cüzdana ihtiyacı olacaktır. Henüz bu türden haczin yapılması teknik imkansızlıklar nedeniyle ilk bakışta mümkün görünmemektedir. Ancak kripto paraların ülke paralarına çevrilmesi mümkün olduğu dikkate alındığında; aracı kurumdan milli paraya çevrilerek icra müdürlüğü hesabına gönderilmesi istenebilir.

Sonuç

Kripto paraların bir malvarlığı değeri olarak borçlunun borcuna karşılık haczedilmesi konusu gündemi işgal eden önemli tartışmalar arasında yer almaktadır. Bugün için Türk hukukunda kripto para haczinin yapıldığına şahit olmuş bulunmaktayız. Kripto paraların kullanıcılarının anonimliği ve teknolojisi itibarıyla aidiyetliklerinin belirlenmesinin güçlüğü haczedilmelerini zorlaştıran ilk faktördür. İkinci olarak kripto paranın yasal olarak bir karşılığı, bir nitelemesi bulunmamaktadır. Mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde sağlam bir zemine oturtulamayan kripto para haczinin fikir ayrılıklarına neden olması oldukça doğaldır. Öncelikle kripto paranın yasal statüsü belirlenerek ona göre bir yol izlenmesi halinde belirsizlikler giderilmiş olacaktır.

Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi veya hukuksal soru ve sorunlarınız için ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.

Saygılarımızla.

Solmaz Hukuk ve Danışmanlık Ekibi.

Referanslar

ÖZSOY, İlker Mete, Kripto Para Varlıklarının Cebrî İcra Yolu İle Haczi, Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı, Ankara, 2019, s.70-75.

BOZKURT YÜKSEL, Armağan Ebru, “Elektronik Para, Sanal Para, Bıtcoın Ve Lınden Doları’na Hukuki Bir Bakış”, İÜHFM, C. LXXIII, S. 2, s. 173-220, 2015.

DURDU, Erdal, Kripto Para Birimi Olarak Bitcoin ve Ceza Hukuku, Yüksek Lisans Tezi, Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim Dalı, İstanbul, 2018.

Kripto Paraya Nasıl  Haciz İşlemi Uygulandı? İstanbul İcra Hukuk Mahkemesi’nin Gerekçesi”, konulu, 20.04.2021 tarihli CNN Türk Ekonomi Haberleri bülteninden karar gerekçesine erişimde yararlanılmıştır.

 

 

 

 

 

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir