İhtiyati Haczin Teminat Karşılığında Kaldırılması

İhtiyati haciz, borçlunun borcunu alacaklıya zamanında ödemesini garanti altına almak için borçlunun mallarına mahkeme kararıyla önceden el konulmasıdır. İhtiyati haciz kural olarak vadesi gelmiş olan alacaklarda istenebilmektedir. Vadesi gelmemiş alacaklar için borçlunun malları üzerine ihtiyati haciz konulabilmesi, ancak borçlunun kaçma veya mal kaçırma amaçlı işlemlerde bulunmuş olması halinde veya borçlunun belli bir yerleşim yerinin bulunmaması durumunda mümkündür. Alacaklı, rehinle güvence altına alınmamış ve vadesi gelmiş bir alacağının ödenmediğini ortaya koyarak ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. Vadesi gelmemiş alacağı için ihtiyati haciz talebinde bulunacak borçlunun yerleşim yerinin bulunmamasını veya kaçma ya da mal kaçırma amacıyla hareket ettiğini ortaya koymalıdır. Hâkim tüm bu olguların tam olarak değilse de yaklaşık olarak ispat edilmesi halinde borçlunun mallarının ihtiyati haczine karar verecektir. Burada yaklaşık ispattan anlaşılması gereken, bir olgunun tam ve kesin olarak ispatlanması olmayıp, söz konusu olay veya olguların gerçekleştiğinin muhtemel olduğunu ispat etmektir. Yaklaşık ispatın gerçekleştiğinin kabulü için, olay veya olguların gerçekleştiği yönündeki ihtimalin, gerçekleşmediği yönündeki ihtimalden daha ağır basması gerekecektir.

Alacaklının yapacağı “yüksek ihtimal” düzeyinde bir ispat faaliyetinin borçlunun malları üzerine ihtiyati haciz konulması için yeterli kabul edilmesi, borçlunun mağduriyetine sebep olabilmektedir. Borçlu ve alacaklı arasındaki dengeyi kurabilmek için kanun koyucu borçluya ihtiyati hacze itiraz ederek veya teminat göstererek malları üzerindeki ihtiyati haczin kaldırılması imkânını tanımıştır. İhtiyati hacze itiraz, borçlu dinlenmeden alacaklının talebi üzerine verilen ihtiyati haciz kararlarında ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, teminata ve mahkemenin yetkisine itiraz edilmesi şeklinde yapılmaktadır. Bu husus İcra İflâs Kanunu’nun 265. maddesinde düzenlenmiştir. Bu bültende ise konumuz, borçluya teminat göstererek malları üzerindeki ihtiyati haczi kaldırması imkânını tanıyan İcra ve İflâs Kanunu’nun 266. maddesidir. Aşağıda ihtiyati haczin teminat gösterilerek kaldırılmasının şartları ve sonuçları hakkında açıklamalarda bulunulmuştur.

1.    İhtiyati Haczin Teminat Karşılığında Kaldırılmasının Şartları

İcra ve İflâs Kanunu’nun 266. maddesinde, “Borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir.” hükmü yer almaktadır. Bu madde ile borçluya geçerli ve yeterli bir teminat göstermesi halinde, malları üzerine konulan ihtiyati haczi kaldırma imkânı tanınmaktadır.

İhtiyati haczin teminat karşılığında kaldırılabilmesi için aşağıdaki şartların gerçekleşmesi aranmaktadır;

  • Borçlu malları üzerindeki ihtiyati haczin kaldırılmasını görevli ve yetkili mahkemeden talep etmelidir.
  • Borçlu, para veya mahkemece kabul edilebilecek rehin, gayrimenkul rehni (ipotek gibi), esham, tahvilat veya banka teminat mektubu gibi geçerli bir teminat göstermelidir.
  • Borçlu, ihtiyati haciz kararında belirtilen borcu karşılamaya yetecek miktarda teminat göstermelidir.

Teminatın geçerli olup olmadığına karar vermek mahkemenin takdirindedir. Teminatın miktarı konusunda Yargıtay bir kararında aşağıdaki tespitte bulunmuştur;

“Alacaklı tarafından borçlu aleyhine adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin haciz yolu ile takip yapıldığı, alacaklının icra mahkemesine başvurusunda; borçlunun icra müdürlüğüne yaptığı ihtiyati hacizlerin kaldırılması talebinin müdürlükçe kabulüne dair kararın usulsüz olduğunu ileri sürerek bu işlemin iptalini talep ettiği, mahkemece, takip kesinleşmeden ihtiyati haciz kararı alındığı ve ihtiyati haciz kararında belirtilen borç tutarı olan 78.413,00 TL karşılığı teminat mektubu teminat olarak yatırıldığından müdürlük kararının yerinde olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine hükmedildiği, alacaklının istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce, takip konusu borcun tamamen ödenmeyip sadece takip tutarı yatırıldığından ihtiyati hacizlerin kaldırılamayacağı belirtilerek, istinaf talebinin kabulü ile icra müdürlüğü kararının iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.

Şikayet İİK’nun 266. maddesi gereğince teminat karşılığında ihtiyati haczin kaldırılmasıdır. Takibe başlandıktan sonra bu konuda karar verme yetkisi icra mahkemesine geçer.
Somut olayda; alacaklı tarafından takip başlatılmadan 09.01.2018 tarihinde 78.413,32 TL üzerinden … 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin … D. İş sayılı dosyasıyla ihtiyati haciz kararı alındığı, takip kesinleşmeden takipteki toplam borç miktarı olan 81.041,78 TL’yi karşılayacak tutarda 81.045,00 TL’nin borçlu tarafından nakit teminat olarak yatırıldığı görülmüştür.

O halde; ilk derece mahkemesince verilen şikayetin reddi kararı yerinde olup, İİK’nun 266. maddesi uyarınca ihtiyati hacizlerin kaldırılması için ihtiyati haciz kararında belirtilen borç miktarı kadar teminat alınması yeterli iken, Bölge Adliye Mahkemesi’nin şikayet tarihi itibariyle dosya borcunun ulaştığı miktar üzerinden ödeme yapılması halinde ihtiyati haczin kaldırılmasının mümkün olduğuna dair gerekçesi isabetsizdir. Bölge Adliye Mahkemesi’nce alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm tesisi yerinde olmayıp kararın bozulması gerekmiştir.”[1]

Anlaşıldığı üzere, borçlunun borcunu karşılayacak miktarda teminat göstermesi yeterli olup, bu miktardan daha fazla bir teminat göstermesi gerekmemektedir.

2.    İhtiyati Hacze İtiraz ve İhtiyati Haczin Teminat Karşılığında Kaldırılması Hükümlerinin Farkı

İhtiyati hacze itiraz, Kanun’da gösterilen belirli ve sınırlı sebeplerden ihtiyati hacizde bir hukuka aykırılık bulunduğundan bahisle ihtiyati haczin kaldırılması talebidir. Burada ihtiyati haczin dayandığı sebeplerde geçersizlik bulunması, ihtiyati haczin şartlarının somut olayda oluşmaması, kararı veren mahkemenin yetkisiz olması ya da ihtiyati haciz için gösterilen bir teminat bulunmaması yahut gösterilen teminatın yetersiz olması sebepleriyle ihtiyati haczin kaldırılması mahkemeden talep edilmektedir. İhtiyati haczin teminat karşılığında kaldırılması durumunda ise bu türden sebepler göstermeye gerek bulunmaksızın borcu karşılamaya yetecek miktarda teminat gösterilerek mahkemeden mallar üzerindeki ihtiyati haczin kaldırılması istenmektedir. Her iki kurum sonuçları bakımından da farklıdır. İhtiyati haczin teminat karşılığında kaldırılması durumunda, sadece mallar üzerindeki ihtiyati haciz kalkmakta ancak gösterilen teminat üzerinde ihtiyati haciz devam etmektedir. Yargıtay kararlarında İİK madde 265 ile madde 266 arasındaki farka vurgu yapılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur;

İstem ihtiyati haciz kararının itiraz yoluyla kaldırılması istemine ilişkindir. İcra ve İflâs Kanunu’nun 265. maddesine göre kendisi dinlenmeden ihtiyati haciz kararı verilen borçlu, verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı kararı veren mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Bu durumda itirazın, ihtiyati haciz kararının takibe konulduğu tarihten önce veya sonra yapılması arasında bir fark yoktur. İcra İflâs Kanunu’nun 266. maddesinde ise borçlunun haczedilen malların kıymeti oranında teminat göstermesi halinde mahkeme veya icra tetkik mercii tarafından ihtiyati haciz kararının kaldırılması düzenlenmiştir. Bu durumda mallar üzerindeki ihtiyati haciz tamamen kalkmakta ve onun yerine gösterilen teminat ihtiyaten haczedilmiş sayılmaktadır. Mahkemece borçlunun, gösterilen teminat karşılığında ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemi olmadığı halde olaya İcra ve İflâs Kanunu’nun 265. maddesi yerine 266. Maddesinin uygulanması ve itirazı incelemekle görevli olduğu halde yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.”[2]

3.    İhtiyati Haczin Teminat Karşılığında Kaldırılması Konusunda Görevli ve Yetkili Mahkeme

Borçlu, teminat karşılığında ihtiyati haczin kaldırılması talebini, hakkında icra takibine başlanmadan önceki aşamada ihtiyati haciz kararını veren mahkemeden talep etmelidir. İcra takibine başlandıktan sonraki aşamada ise, ihtiyati haczin teminat karşılığında kaldırılması talebi icra mahkemesinden istenmelidir. İİK’nın 266. maddesinde de bu durum açıkça şöyle ifade edilmektedir; Borçlu, …..ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer.”

İhtiyati haciz kararı verildikten sonra şayet dava açılmışsa, ihtiyati haciz kararının teminat karşılığında kaldırılması talebi davaya bakan mahkemeden istenmelidir.

Aşağıdaki Yargıtay kararları, ihtiyati haczin teminat karşılığında kaldırılması konusunda görevli ve yetkili mahkeme hakkında yol göstericidir;

Şikayetçinin, ihtiyati haciz kararının verildiği tasarrufun iptali davasında dava şartının eksik olduğunu ileri sürerek ihtiyati haczin teminat karşılığında veya teminatsız olarak kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin ihtiyati haciz kararının esasına ilişkin olduğu, icra mahkemesinin ihtiyati haczin esasına ilişkin değerlendirme yapamayacağı gerekçesi ile istemin reddine karar verildiği, borçlunun istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verildiği görülmektedir.

Somut olayda, 11. İcra Müdürlüğünün … E. sayılı dosyası ile dava dışı borçlular hakkında asıl takibe geçildiği, tasarrufun iptali davasının görüldüğü … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin … Esas sayılı dosyasından verilen ara kararla takip borçlusu ve şikayetçi yönünden adlarına kayıtlı taşınır, taşınmaz mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, ihtiyati haciz kararının … İcra Müdürlüklerince yerine getirilmesine karar verildiği, alacaklının talebi üzerine şikayetçi hakkında ihtiyati haciz borçlusu sıfatıyla asıl takibin başlatıldığı … 11. İcra Müdürlüğünün …E. sayılı takip dosyasından ihtiyati hacizlerin tatbik edildiği anlaşılmıştır.

İİK’nun 266. maddesinde yer alan; “takip başladıktan sonra bu yetki icra mahkemesine geçer” hükmü gereği, tasarrufun iptali davasının davalısı konumundaki şikayetçi hakkındaki ihtiyati haciz kararının asıl takibin başlatıldığı icra dosyasında tatbik edilmesi nedeni ile teminat karşılığında ihtiyati hacizlerin kaldırılması isteminin icra mahkemesince değerlendirilmesi gerekir.”[3]

Bir başka kararda aşağıdaki tespitlerde bulunulmuştur;

“Borçlunun, İİK’nun 266. maddesi uyarınca teminat karşılığında ihtiyati haczin kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayete konu takipte ihtiyati haciz kararı ile hacizlerin yapıldığı, takibin kesinleştirilmediği, kesinleşmeyen takipte icra mahkemesinin yetkili olmadığı, hacizlerin kaldırılmasının ihtiyati hacze karar veren mahkemeden talep edilebileceği, esas takibe geçilmediği sürece icra mahkemesince değerlendirme yapılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği görülmektedir.

İİK’nin 266. maddesinde; “Borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer” hükmü yer görülmektedir.

Somut olayda, 23.10.2015 tarihinde …Mahkemesi’nin ….sayılı dosyası ile asıl takibe geçildiği anlaşılmıştır.

İİK’nun 266. maddesinde yer alan; “..takip başladıktan sonra bu yetki icra mahkemesine geçer” hükmü gereği takibin başlatılmış olması nedeni ile şikayetin icra mahkemesinin görevi içinde olduğu anlaşılmış olup, kesinleşmeyen takipte ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına ilişkin yetkinin, ihtiyati hacze karar veren asliye ticaret mahkemesinde olduğundan bahisle şikayetin reddi doğru görülmemiştir.[4]

4.    İhtiyati Haczin Teminat Karşılığında Kaldırılmasının Sonucu

İhtiyati haczin teminat karşılığında kaldırılması durumunda ihtiyaten haczedilen mallar üzerindeki hacizler tamamen kalkar. Bunun yerine gösterilen teminat ihtiyaten haczedilmiş sayılır. Görüldüğü gibi ihtiyati haciz tamamen yok olmamakta, sadece konusu değişmektedir.

Sonuç

Borçlu, borcunu karşılamaya yetecek miktarda teminat göstererek malları üzerindeki ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden talep edebilir. Bu sayede ihtiyaten haczedilen mallar üzerindeki hacizler tamamen kalkmaktadır. Talebin doğru mahkemeye yöneltilmesi, geçerli ve yeterli teminat gösterilmesi, ihtiyati haczin kaldırılabilmesi için önemli hususlardır. Bu konuda harekete geçilmeden önce uzman bir hukukçunun tavsiyesine başvurulması daha sağlıklı bir yol izlenmesine ve sürecin başarıyla sonuçlandırılmasına katkı sağlayacaktır.

Saygılarımızla.

Solmaz Hukuk ve Danışmanlık Ekibi

Referanslar

DEYNEKLİ, Adnan/SALDIRIM, Mustafa, (2011), Öğretide ve Uygulamada İhtiyati Haciz, Turhan Kitabevi, s.125-128.

Yargıtay 12. HD, 2019/9636 E., 2020/3248 K.

Yargıtay 11. HD., 31.01.2002, 2001/8234 E, 2002/968 K.

Yargıtay 12. HD, 2020/2273 E., 2020/9753 K.

Yargıtay 12. HD, 2018/5788 E., 2019/2953 K.

[1] Yargıtay 12. HD, 2019/9636 E., 2020/3248 K.

[2] Yargıtay 11. HD., 31.01.2002, 2001/8234 E, 2002/968 K.

[3] Yargıtay 12. HD, 2020/2273 E., 2020/9753 K.

[4] Yargıtay 12. HD, 2018/5788 E., 2019/2953 K.

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir