İcra Hukukunda Şikâyet Başvurusu

İcra veya iflas organlarının yapmış olduğu Kanuna aykırı veya somut olaya uygun olmayan işlemlere karşı ilgililer şikâyet adı verilen bir başvuru ile icra mahkemesine müracaat edebilmektedir. Şikâyet, icra hukukuna özgü bir tür hukuksal başvurudur. Teknik olarak bir dava veya kanun yolu başvurusu olarak kabul edilmeyen bu başvuru hukukî çare olarak nitelendirilmektedir. Şikâyet ile icra mahkemesinden, icra ya da iflâs dairesinin yapmış olduğu hatalı işlemlerin iptal edilmesi, düzeltilmesi istenebildiği gibi, bu organların yapmakla yükümlü oldukları halde yapmadıkları veya sürüncemede bıraktıkları işlemleri yapmaları konusunda telepte bulunulabilmektedir.

Bu bültende icra hukukunda hangi hallerde şikayet başvurusu yapılabileceği ve bu başvurunun süresi ile yapılış şekli konusunda açıklamalara yer verilmiştir.

1.    Şikâyet Başvurusu Yapılabilecek Durumlar

İcra hukukunda şikâyet yoluna gidilmesinin sebebi, icra organlarının takip hukukuyla ilgili görevlerini yapmaması veya yanlış yapmalarıdır. İcra memurlarının yasalara göre yapmakla yükümlü oldukları bir işlemi yapmamaları, yapmayı ihmal etmeleri veya sebepsiz olarak sürekli geciktirmeleri durumunda şikayet yoluna başvurulabileceği gibi, yaptıkları işlemlerin de yasaya uygun olmaması halinde de şikâyet başvurusu yapılabilir. Buna göre şikâyet yoluna gidilebilecek haller şöyle gruplandırılabilecektir;

  • İcra memurunun yaptığı işlemin Kanuna aykırı olması: İcra memurunun yaptığı işlemin kanuna aykırı olması, kanunda öngörülen şekilde yapılmamış olması halinde şikâyet yoluna gidilebilir. Burada Kanun’dan anlaşılması gereken sadece İcra ve İflâs Kanunu olmayıp, tüm mevzuat olarak anlaşılmalıdır. Örneğin; en yaygın şekilde icra hukukunda ödeme emrinin tebliğiyle alakalı olarak Tebligat Kanunu’na aykırı işlem yapılması ve usulsüz tebliğ şikâyet sebebidir.
  • İcra memurunun yaptığı işlemin hâdiseye(olaya) uygun olmaması: Bu durum icra memuruna yapacağı işlemle alakalı olarak kanunda takdir yetkisi tanındığı durumlarda gündeme gelmektedir. İcra müdürünün kendisine verilen takdir yetkisini kullanırken somut olayın özellikleri ve gereklerine uygun hareket etmesi gerekmektedir. Aksi takdirde yapılan işleme şikâyete tabi olacaktır. Örneğin; borçlu ve ailesinin geçimine yetecek ölçüde malın haczedilmemesi gerekirken bu ölçünün takdirinde icra müdürünün hataya düşmesi ve olması gerekenden daha fazla malı haczederek borçluyu mağdur etmesi halinde şikayet başvurusu yapılabilecektir.
  • İcra memurunun bir işlemi yapmayı reddetmesi: İcra müdürü görev alanı dahilindeki bir işlemi yapmakla yükümlü olduğu halde yapmayı reddediyorsa şikayet başvurusu yapılabilir.
  • İcra memurunun bir işlemi yapmayı sebepsiz sürüncemede bırakması: İcra memurunun bir işlemi yapmayı açıkça reddetmemekle beraber yapmayı da ihmal ediyor veya yapmamakta sebepsiz şekilde ısrar ediyorsa bu durum şikâyet sebebidir.

2.    Şikâyet Başvurusu Kimlere Karşı Yapılmalıdır?

Şikayet başvurusuna konu edilen işlemler icra veya iflas dairelerinin işlemleri olmalıdır. Ancak uygulamada ve doktrinde şikayet olunan taraf olarak icra ve iflas görevlileri gösterilmemekte, sadece şikayet konusu işlemden lehine menfaat sağlayan alacaklı taraf gibi kimseler karşı taraf olarak gösterilmektedir.

Kanunda iflas idaresi, konkordato komiseri ve alacaklılar toplanmasının işlemlerine karşı da şikâyet başvurusu yapılabileceği düzenlenmektedir.

Şikâyet yoluna menfaati ve ilgisi olan herkes başvurabilmektedir.

3.    Şikâyet Süresi

Şikâyet başvurusu, kural olarak şikayet konusu işlemin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içinde yapılmalıdır. Eğer şikayet konusu işlem tebliğ edilmişse bu süre tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır. Şikâyet ile ilgili 7 günlük süre kesin ve hak düşürücü niteliktedir. İcra mahkemesi şikâyetin süresinde yapılıp yapılmadığını kendiliğinden inceleyerek süresinde yapılmayan şikâyetleri reddetmektedir.

7 günlük şikâyet süresi genel şikâyet süresi olup, alacaklının kambiyo senetlerine özgü haciz yoluna başvurma hakkına sahip olmadığına dair şikayet süresi 5 gündür(İİK m. 168/3, 170/a,1).

Kural 7 günlük sürede şikâyet başvurusunun yapılması gerektiği yönünde olsa da böyle bir süreyle sınırlı olmaksızın şikâyet başvurusu yapılabilen haller de söz konusudur.  Bunlar süresiz şikâyet sebepleri olarak adlandırılır. Süresiz şikayete konu edilebilecek durumlar aşağıdaki gibi sınıflandırılabilir;

  • İcra memurunun bir işlemi yapmaması veya yapmayı sebepsiz şekilde sürüncemede bırakması hallerinde 7 günlük süreyle sınırlı olmaksızın her zaman şikâyet başvurusu yapılabilir.
  • Kamu düzenine aykırı işlem yapılmış olması halinde bu durum her zaman şikâyet konusu edilebilir. Burada kamu düzenine aykırılıktan anlaşılması gereken, yasaların emredici hükümlerine aykırılık teşkil eden işlemler yapılması veya icra takibinin esaslı unsuru olan işlemlerde eksiklik yapılması halleridir. Örneğin; ödeme emri tebliğ edilmeksizin borçlu mallarına haciz işlemi uygulanmışsa ortada takibin esaslı bir unsuru eksiktir ve bu durum süresiz şikâyet sebebidir. Yine bir başka örnek, rehinle güvence altına alınmış bir alacakla ilgili önce rehne başvurma zorunluluğu konusundaki kural çiğnenerek genel haciz yoluyla takip yapılması halinde süresiz olarak şikayet başvurusu yapılabilir.
  • Aşağıda konuyla ilgili yargı kararlarından örnekler verilmiştir;

Gerçek kişilerin kişiliği ve bununla hak ehliyeti, ölüm ile son bulduğundan ölmüş bir kişinin taraf ehliyeti yoktur. Taraf ehliyeti olmayanlara karşı başlamış ve devam eden takip işlemleri geçersizdir. Bu işlemlerin geçersizliği her zaman şikâyet yolu ile ileri sürülebilir. İcra Müdürü ve İcra Mahkemesi bu işlemlerin geçersizliğini kendiliğinden (resen) gözetmek Taraf ehliyetinin yokluğu ile ilgili şikâyet süresizdir. İcra Müdürünün mirasın reddi kararını görmeden önce takip hukuku kurallarına göre yaptığı işlemleri, kendiliğinden kaldırma yetkisi bulunmamakta ise de bu işlemlerin iptali şikâyet yolu ile İcra Mahkemesinden istenebilir. İcra Mahkemesi takipten önce alınan mirasın reddi kararının taşıdığı hüküm ve bu hükümlerin sonuçlarını (TMK 611.) şikâyetin konusu olması nedeniyle değerlendirebilecektir.”[1]

“Borçlunun, üçüncü kişilerin ve kamunun (ammenin) menfaatini korumak için konulmuş amir hükümlere aykırı olarak yapılmış olan işlemler kamu düzenine aykırıdır. Kamu düzenine aykırı olan bu işlemlere karşı her zaman (icra takibi bitinceye kadar) şikâyet yoluna gidilebilir. Bu kapsamda ilâma aykırı takip ve infaz işlemlerine yönelik İcra Müdürü işlemleri süresiz şikâyet olarak İcra Mahkemesinde incelenip karara bağlanır.”[2]

4.    Şikâyet Başvurusu Nereye ve Nasıl Yapılır?

Şikâyet başvurusu icra mahkemelerine yapılmaktadır. Başvurunun yapılacağı yetkili icra mahkemesi, şikâyet konusu işlemi yapan icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesidir. Bu yetki kesin yetki niteliğinde olup, başka bir icra mahkemesine yapılan şikâyet başvurusu yetkisizlik nedeniyle reddedilecektir.

Şikâyet yoluna başvuru yazılı olarak dilekçeyle yapılabileceği gibi sözlü şekilde de yapılabilir. Mahkeme sözlü başvuruyu tutanağa geçirmek suretiyle gerçekleştirir.

Şikâyetin istisnai olarak sulh hukuk mahkemelerine yapıldığı durumlar da söz konusudur. Bir cebri icra faaliyeti içinde ortaklığın giderilmesi(izale-i şuyu) veya terekenin tasfiyesi gibi işlemler yürütülüyorsa bu hususlardan kaynaklanan şikâyetlerin sulh hukuk mahkemesine yöneltilmesi gerekmektedir.

5.    Şikâyet Üzerine Mahkemece Yapılabilecek İşlemler

Şikâyet başvurusu yapılırken şikâyetin nedenlerine göre mahkemeden farklı taleplerde bulunulabilir. İcra mahkemesinden aşağıdaki taleplerde bulunulması istenebileceği gibi, mahkeme de yapacağı inceleme sonucunda bu doğrultuda kararlar verecektir;

  • İşlemin iptal edilmesi,
  • İşlemin düzeltilmesi,
  • İşlemin yapılmasının emredilmesi.

Şayet şikâyetin konusu icra müdürünün bir işlemi yapmaması veya yapmayı sürüncemede bırakması ise icra mahkemesi şikâyet başvurusunu haklı görürse, icra müdürüne bu işlemi yapmasını emreder. İcra memuru bu işlemi yapmakla yükümlü hale gelir. Burada icra mahkemesi kendiliğinden bu işlemi icra müdürü yerine geçip yapmamakta, sadece yapılmasını emretmektedir.

Şikâyetin konusu kanuna veya somut olaya aykırı bir işlem ise, bu işlemin iptal edilmesi veya düzeltilmesi istenebilir. İcra mahkemesi başvurunun haklılığına kanaat getirirse işlemi iptal eder veya düzeltir.

İcra mahkemeleri şikâyet başvurularını incelerken tarafların talepleriyle bağlı olmasına karşın gerekçeleriyle bağlı değildir. Daha açık anlatımla, mahkeme tarafların başvuruda belirttiği gerekçeyle değil de başka bir gerekçeyle de başvuru konusu işlemi iptal edebilir veya düzeltebilir.

Şikâyet üzerine icra mahkemesi dosya üzerinden inceleme yapacağı gibi duruşmalı inceleme de yapabilir. icra mahkemesi duruşma yapmadan karar verecekse bu kararı 10 gün içinde, duruşmalı inceleme yapacaksa en geç 1 ay içinde şikâyet başvurusuyla ilgili kararını vermelidir. İcra mahkemesi normalde evrak üzerinde sınırlı inceleme yapan bir mahkeme olmasına rağmen şikâyet başvurularında tanık, bilirkişi, keşif gibi diğer delilleri de inceleyerek karar verebilmektedir.

6.    Şikâyet Başvurusu İcra Takibini Durdurur Mu?

Şikâyet başvurusu itiraz gibi icra takibini kendiliğinden durduran bir işlem değildir. Şikâyet başvurusunda bulunulsa dahi, bir yandan icra takibi ilerlemeye devam edecektir. Ancak şikâyeti inceleyen icra mahkemesi, takibin durmasını gerekli görürse, tarafların talebi üzerine veya kendiliğinden takibin durdurulmasına karar verebilir.

7.    Şikâyet Başvurusunun Kabul veya Reddi Halinde Ortaya Çıkacak Sonuçlar

İcra mahkemesi yapacağı inceleme neticesinde şikâyetin süresinde olmadığına veya şikâyet nedenlerinin yerinde olmadığına kanaat getirirse başvuruyu reddeder. Şikâyetin reddi halinde icra takibi durdurulmuşsa buna devam edilir.

Şikâyetin kabulü halinde başvuruda talep edilmesine göre şikâyet konusu işlemin iptali, düzeltilmesi veya işlemin yapılmasının emredilmesine karar verilir. Şayet mahkemece işlemin iptali kararı verilirse, işlem yapıldığı andan itibaren geçerli olacak şekilde iptal edildiği gibi, iptal edilen işleme dayanılarak yapılmış olan tüm diğer işlemler de iptal edilmiş olur.

İcra mahkemesinin şikâyetin reddi veya kabulü hakkında verdiği kararlardan bazılarına karşı istinaf kanun yoluna gidilmesi mümkündür.

“İcra ve İflas Kanunu’nun 365/1. maddesinde; “İstinaf yoluna başvurma, yasal süre geçtikten sonra yapılır veya istinaf yoluna başvurulmasına olanak bulunmayan bir karara veya vazgeçme nedeniyle itiraz veya şikâyetin reddine yahut süresi geçmiş bir şikâyete ilişkin olursa, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri gereğince istem icra mahkemesince reddedilir” hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise; “Bölge adliye mahkemesi, birinci fıkra kapsamına girdiği hâlde reddine karar verilmemiş başvuruyu geri çevirmeyip doğrudan kesin karara bağlar” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda, temyizen incelenmesi istenen karar, usulsüz tebligat şikayetinin yasal 7 günlük süre aşımından reddine ilişkin olup, anılan kararın temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır.”[3]

SONUÇ

İcra veya iflas memurlarının yapmış oldukları kanuna, kamu düzenine veya somut olaya uygun olmayan işlemlerin iptali veya düzeltilmesi için şikâyet başvurusu yapılabilmektedir. Başvuru icra mahkemelerinde incelenmekte olup, mahkeme uygun görürse, icra takibini durdurabilen bir işleve sahiptir. İcra memurunun yapmış olduğu işlemlerin Kanuna uygun olup olmadığının tespit edilmesi ve bununla ilgili harekete geçilmesi için profesyonel hukuki yardım alınması tavsiye edilmektedir. Zira, icra takibinin durdurulması ve yapılan işlemlerin iptaline kadar etkili olabilen bu yola başvuru borçlu için oldukça önemli bir imkândır. Süresinde ve doğru şekilde yapılması önem arz etmektedir.

Daha fazla bilgi için Solmaz Hukuk ve Danışmanlık ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.

Saygılarımızla.

REFERANSLAR

KURU, Baki, (2016), İcra ve İflâs Hukuku, Legal Yayıncılık.

PEKCANITEZ, Hakan/ATALAY, Oğuz/SUNGURTEKİN ÖZKAN, Meral/ÖZEKES, Muhammet, (2015), İcra ve İflâs Hukuku, Yetkin Yayıncılık.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2021/5433 E., 2021/7155 K.

Yargıtay  Hukuk Genel Kurulu, 2020/718 E., 2021/409 K.

Yargıtay  Hukuk Genel Kurulu, 21.06.2000 tarih 2000/12-1002 K.

[1]Yargıtay  Hukuk Genel Kurulu, 2020/718 E., 2021/409 K.

[2]Yargıtay  Hukuk Genel Kurulu, 21.06.2000 tarih 2000/12-1002 K.

[3] Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2021/5433 E., 2021/7155 K.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir