Borçlunun Mallarına İhtiyati Haciz Uygulanması, İhtiyati Haczin Kaldırılması ve Haczedilen Malların Borçluya Bırakılmasının Şartları

Alacaklının borçludan olan para alacağının tahsilini garanti altına almak için borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasına ihtiyati haciz adı verilmektedir. İhtiyati haciz kararı, alacaklının talebi üzerine ve şatların varlığı halinde borç ilişkisiyle ilgili görevli ve yetkili mahkemeden talep edilmektedir. Mahkeme, alacaklının talebi üzerine ihtiyati haczin şartlarının oluşup oluşmadığını inceler ve şayet oluştuğu kanaatine varırsa, borçlunun mallarının ihtiyaten haczine karar verir.

Borçlunun mallarına ihtiyati haciz kararının uygulanması için, mahkeme tarafından ihtiyati hacze karar verilmesinin ardından alacaklının bu kararın uygulanmasını talep etmesi gerekmektedir. Karar kendiliğinden uygulanmaz. Bu bültende ihtiyati haciz kararının uygulanması ve haczedilen malların borçluya bırakılması için gerekli şartlar üzerinde durulmuştur.

1.    İhtiyati Haciz Kararının Uygulanması

Alacaklının 10 gün içinde ihtiyati haciz kararının uygulanmasını talep etmesi gerekmektedir. İhtiyati haciz kararının uygulanmasının anlamı, borçlunun mallarına icra dairesi tarafından ihtiyati haciz konulmasıdır. İhtiyati haciz kararının uygulanması icra dairesinden istenmelidir. İhtiyati haciz kararını uygulamaya yetkili icra dairesi, ihtiyati haciz kararını veren mahkemenin bulunduğu yerdeki icra dairesidir. Yetkili icra dairesi sadece burası olup, bu konuda kesin yetki söz konusudur. Dolayısıyla talep de bu icra dairesine yapılmalıdır. İcra dairesinin ihtiyati haczi uygulamaya yetkili olmadığı hususu, takip sonuçlanıncaya kadar her zaman ileri sürülerek icra mahkemesine şikâyet başvurusu yapılabilir.

“İhtiyati haciz kararının 10 gün içinde infazının talep edilmesi yeterli olup, infazının da 10 gün içinde yapılması gerekmez.”[1]

Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde ihtiyati haczin uygulanmasını talep etmezse, ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar (İİK m. 261). Talep üzerine icra dairesi 3 gün içinde ihtiyati haczi uygulamalıdır. İcra dairesinin ihtiyati haczi uygulamaya yetkili olup olmadığını ve uygulama talebinin 10 günlük süre içinde yapılıp yapılmadığını araştırarak ihtiyati haczi uygulamaya karar vermesi gerekir. Şayet yetkisiz olduğu halde ihtiyati haciz uygularsa ya da süresinde yapılmadığı halde ihtiyati haczin uygulanması talebini kabul ederek işlem yaparsa, borçlu herhangi bir süreyle sınırlı olmaksızın icra mahkemesinde şikâyet yoluna başvurabilir.

İhtiyati haciz, genel haciz hükümlerine göre yapılır. İhtiyati haczin ayrıca ve özel bir usulü bulunmamaktadır.

2.    İhtiyati Haczin Uygulanmasının Durdurulması

İhtiyati haczin uygulanması esnasında borçlu ihtiyati haciz kararına konu olan borcu, faizi ve giderleriyle birlikte öderse, icra memuru ihtiyati haczin uygulanmasını durdurur. Artık ihtiyati haciz kararı uygulanmaz. Ancak bu takdirde, borçlu ihtiyati haciz kararında yazılı tutarı ödeyerek borcu da kabul etmiş sayılır.

“Borçlunun hakkındaki genel haciz yoluyla başlatılan takibe itirazı alacaklıya tebliğ edilmediği için İİK’nın 264/2. maddesi gereğince ihtiyati haciz İİK’nın 264/4. maddesine göre hükümsüz kılınmamıştır. Bu durumda borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi ve takibin İİK’nın 66. Maddesi gereğince olması ihtiyati haciz kararının uygulanmasını durdurmaz.”[2]

3.    İhtiyaten Haczedilmiş Olan Malların Borçluya Bırakılması Mümkün Müdür?

İhtiyati haczi uygulayan memur, haciz kararı verilmesinin ardından malları muhafaza altına alır. Mallarının elinden alınmasını istemeyen borçlunun, ihtiyaten haczedilen malların kendisine bırakılmasını isteme hakkı vardır. Borçlu haczedilen malların tamamının veya bir kısmının kendisine bırakılmasını talep edebilir. Ancak bunun için borçlunun teminat göstermesi gerekmektedir. İcra müdürü, haczedilen malların değerine göre teminatın türünü ve miktarını belirler. Belirlenen teminatın icra dairesine verilmesi gerekmektedir. Burada teminattan anlaşılması gereken menkul veya gayrimenkul rehni, hisse senedi, tahvil, banka teminat mektubu olabilir. İcra müdürünün belirlediği teminatın az olduğunu düşünen alacaklının veya çok olduğunu düşünen borçlunun icra mahkemesinde şikâyet yoluna başvurması mümkündür.

İhtiyati haczin konusu şayet gemi ise, donatanın sınırlı sorumlu olduğu durumlarda gösterilecek teminat miktarı geminin değerini aşamaz.

İhtiyaten haczedilen malın borçluya bırakılması imkânının tanınmasının önemli sebepleri vardır örneğin; ihtiyati haciz nedeniyle borçluya ait işletmenin faaliyeti durmak zorunda kalabilir. Çünkü ihtiyati haciz ile borçlunun bu mallar üzerindeki tasarruf yetkisi (hukukî işlem yapma yetkisi) kısıtlanır. Henüz tam ispata yetecek delil yokken ihtiyati haciz kararı verilebilmesinin bu türden sakıncalarını borçlu lehine hafifletmek isteyen kanun koyucu, borçluya teminat göstererek ihtiyaten haczedilen mallarının elinden alınmasına engel olma hakkı tanımıştır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, yatırılan teminat ile ihtiyati haczin tamamen kalkmamasıdır. İİK madde 263 hükmüne göre mallarının kendisine bırakılmasını isteyen borçlu, istenildiği zaman malları para veya ayın olarak iade etmekle yükümlüdür. Yani mallar üzerinde haciz devam etmektedir. Teminat karşılığında ihtiyati haczin kaldırılması da mümkündür. Ancak bu takdirde de ihtiyati haciz mallar üzerinde değil teminat üzerinde devam eder. Bir sonraki başlıkta bu konu üzerinde durulmuştur.

4.    İhtiyati Haczin Kaldırılması

Borçlunun teminat göstererek veya yatırarak malları üzerine konan ihtiyati haczi kaldırması mümkündür (İİK m. 266). Burada ihtiyati haciz aslında tam manasıyla kalkmamakta, gösterilen teminat üzerinde devam etmektedir. Ancak artık borçlunun malları üzerinde ihtiyati haciz söz konusu olmadığından borçlunun bu malları iade etmesine gerek yoktur. Borçlu artık malları üzerinde serbestçe tasarruf edebilir.

Somut olaya uygulanması gerekli İİK m. 266’da yatırılacak para veya gösterilecek kefalet karşılığında ihtiyati haczin kaldırılabileceği öngörülmüştür. Şikayete dayanak yapılan ihtiyati haciz kararında şikayetçi borçlu M.K.’nın ….. TL borçtan sorumlu olduğu ve bu miktar için adı geçen borçlu yönünden ihtiyati haciz uygulanması kabul edildiğine göre, borçlunun anılan borç tutarını yatırdığında ya da karşılığında muteber kefalet gösterdiğinde hakkındaki ihtiyati haczin kaldırılması gerekir.  Bu duruma rağmen merciice %140 oranında teminat gösterilmesi koşuluyla ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesi doğru olmadığından borçlu vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.”[3]

Bir başka kararda Yargıtay teminat miktarıyla ilgili aşağıdaki tespitlerde bulunmuştur;

“Somut olayda; alacaklı tarafından şikayetçi borçlu aleyhine başlatılan takip kesinleşmeden, … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/82 D.İş sayılı kararı ile takipteki toplam alacak miktarının yalnız 77.000,00 TL. alacak için %15 oranında teminat karşılığında borçlunun borca yeter miktarda menkul, gayrimenkul ve 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İİK.’nun 257. maddesi gereğince ihtiyati haciz konulmasına karar verildiği, temyize konu mahkeme kararı ile şikayetin kabulüne karar verilmesine rağmen ihtiyati haciz kararının, ihtiyati haciz konusu malların değeri tutarında teminatın karşılanması suretiyle kaldırılmasına karar verilmesi üzerine borçlu tarafından tüm dosya borcu tutarı olan 187.645,66 TL. teminatın 14/06/2016 tarihinde yatırıldığı anlaşılmaktadır.

O halde; mahkemece İİK’nun 266. maddesi uyarınca ihtiyati hacizlerin kaldırılması için ihtiyati haciz kararında belirtilen borç miktarı kadar, şayet güncel dosya borcu miktarı daha az ise dosya borcunun tamamı tutarında teminat alınması yeterli iken ihtiyati haciz konusu malların değeri tutarında teminatın karşılanması suretiyle ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesi isabetsizdir.”[4]

Teminat olarak yine para, hisse senedi, tahvil, banka teminat mektubu veya ipotek ya da taşınır rehni gösterilebilir. Teminatın, haczedilen malların değerini karşılıyor olması gerekmektedir.

İhtiyati haczin kaldırılması, takipten sonra icra mahkemesinden istenmelidir. İcra takibi başlamadan önce talepte bulunulacaksa bu kez ihtiyati haciz kararını veren mahkemeden talepte bulunulması gerekmektedir. Şayet ihtiyati haciz kararı verildikten sonra dava açılmışsa, ihtiyati haciz kararının teminat karşılığında kaldırılması talebi davaya bakan mahkemeye yöneltilmelidir. Aşağıda konuyla ilgili Yargıtay kararına yer verilmiştir;

“Borçlunun, İİK’nun 266. maddesi uyarınca teminat karşılığında ihtiyati haczin kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayete konu takipte ihtiyati haciz kararı ile hacizlerin yapıldığı, takibin kesinleştirilmediği, kesinleşmeyen takipte icra mahkemesinin yetkili olmadığı, hacizlerin kaldırılmasının ihtiyati hacze karar veren mahkemeden talep edilebileceği, esas takibe geçilmediği sürece icra mahkemesince değerlendirme yapılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği görülmektedir.

İİK’nin 266. maddesinde; “Borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer” hükmü yer görülmektedir.

Somut olayda, 23.10.2015 tarihinde …Mahkemesi’nin….. sayılı dosyası ile asıl takibe geçildiği anlaşılmıştır. İİK’nun 266. maddesinde yer alan; “takip başladıktan sonra bu yetki icra mahkemesine geçer” hükmü gereği takibin başlatılmış olması nedeni ile şikayetin icra mahkemesinin görevi içinde olduğu anlaşılmış olup, kesinleşmeyen takipte ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına ilişkin yetkinin, ihtiyati hacze karar veren asliye ticaret mahkemesinde olduğundan bahisle şikayetin reddi doğru görülmemiştir.”[5]

Sonuç

İhtiyati haciz kararının hükümsüz kalmaması için kararın verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde uygulanması talep edilmelidir. Bu talep icra dairesine yöneltilir. Borçlunun teminat karşılığından ihtiyati haczi kaldırması veya ihtiyaten haczedilen malların kendisine bırakılmasını isteme hakkı vardır. İhtiyati haciz kararı ve sonrasındaki prosedür detaylı ve kesin sürelerle düzenlenmiş olup hak kayıpları yaşanmaması adına bu süreçte profesyonel hukuksal destek alınması tavsiye edilmektedir.

Saygılarımızla.

Solmaz Hukuk ve Danışmanlık Ekibi.

Referanslar

DEYNEKLİ, Adnan/SALDIRIM, Mustafa, (2011), Öğretide ve Uygulamada İhtiyati Haciz, Turhan Kitabevi, Ankara, 3. Bası, s. 92-98, 821-840.

KURU, Baki, (2016), İcra ve İflas Hukuku, Legal Yayıncılık, İstanbul, s.340-348.

Yargıtay 12. HD, 07.12.2010, 2010/16293 E, 2010/29187.

Yargıtay 12. HD, 07.07.2003, 2003/12868 E, 2003/16092 K.

Yargıtay 12. HD, 22.09.2003, 2003/14342 E, 2003/18157 K.

Yargıtay 12. HD, 31.05.2018, 2018/9707 E, 2018/5600 K.

Yargıtay 12. HD, 26.02.2019, 2018/5788 E, 2019/2953 K.

[1] Yargıtay 12. HD, 07.12.2010, 2010/16293 E, 2010/29187.

[2] Yargıtay 12. HD, 07.07.2003, 2003/12868 E, 2003/16092 K.

[3] Yargıtay 12. HD, 22.09.2003, 2003/14342 E, 2003/18157 K.

[4] Yargıtay 12. HD, 31.05.2018, 2018/9707 E, 2018/5600 K.

[5] Yargıtay 12. HD, 26.02.2019, 2018/5788 E, 2019/2953 K.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir