Borçlunun Mal Kaçırmak Amacıyla Devrettiği Malvarlıkları Hakkında Açılan Dava: Tasarrufun İptali Davaları

 

Borçludan alacağını tahsil etmek isteyen alacaklının bir icra takibi başlatarak, borçluya ait malları haczettirip sattırması gerekmektedir. Ancak borçlu taraf, alacaklının mallarını haczettireceğini öngördüğünden malvarlığında bulunan taşınır ve taşınmaz malları elden çıkarma çabasına girmiş olabilir. Her ne kadar haciz veya iflas kararı verildikten sonra borçlunun mal ve hakları üzerindeki yetkileri kısıtlanmış olsa da, haciz veya iflas kararı verilmeden önceki aşamada borçlu mal ve hakları üzerinde serbestçe işlemler yapabilmektedir. Burada borçlunun amacı çoğu zaman alacaklıyı zarara sokmak, alacaklının başlattığı icra takibinden sonuç almasını önlemektir. Borçlu örneğin hacze konu olabilecek mallarını akrabalarına, arkadaşlarına bağışlayarak veya satarak malvarlığını görünürde boşaltabilmektedir. Haciz veya iflas öncesi yapılan böylesi kötü niyetli devir ve işlemlere karşı alacaklıyı korumak isteyen kanun koyucu alacaklıya tasarrufun iptali davası açma hakkı tanımıştır. Açılacak bu dava, bazı özel şartlara tabidir.  Bu bültende tasarrufun iptali davasının özel şartları, davadaki ispat kuralları hakkında genel nitelikte açıklamalar yer almaktadır.

1.      Tasarrufun İptali Davası Nedir?

Tasarrufun iptali davası, çoğunlukla borçlunun alacaklıdan mal kaçırma amacını güden danışıklı işlemlerinin iptal edilerek alacaklının alacağına kavuşmasını sağlamak üzere açılan bir davadır.  İİK madde 280’de yer alan düzenlemeye göre, malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebilir.

Tasarrufun iptali davasında mahkemeden, borçlunun mallarına haciz konulmasından önce malvarlığı değerleri hakkında yaptığı satış, bağış, devir gibi işlemlerinin geçersiz kılınması talep edilmektedir. Bu davada alacaklı, borçlunun elindeki malları kendisinden saklamak, kaçırmak amacıyla hareket ettiğini ve işlemin yapıldığı karşı tarafın da bu konuda bilgi sahibi olduğunu ispatlamalıdır.

Mahkeme tasarrufun iptali davasında alacaklı tarafı haklı görür ve davanın kabulüne karar verirse, alacaklı dava konusu malları haczettirip sattırarak kendi alacağı kadar miktarı satış bedelinden talep edebilecektir.

2.      Tasarrufun İptali Davasının Özel Şartları Nelerdir?

Tasarrufun iptali davasının bazı özel şartları bulunmaktadır. Bunlar aşağıda özetle sayılmıştır;

  • İptali talep edilen tasarruf (işlem her ne ise devir, satış, bağış vb) borcun doğumundan sonraki tarihte yapılmış olmalıdır. Bu durum dava şartı olup oldukça önemlidir. Borcun doğumundan önceki tarihlerdeki işlemler için tasarrufun iptali davası açılamaz.
  • İcra takibi( ödeme emri) kesinleşmiş olmalıdır.
  • Alacaklının elinde borçluya ait geçici ya da kesin aciz vesikası bulunmalıdır. Tasarrufu iptali davasının açılabilmesinin ön koşulu alacaklı tarafından borçlu hakkında geçici veya kesin aciz belgesinin alınmış olmasıdır (İİK m.109). Ön koşulu gerçekleşmeyen davanın esası incelenemezse de Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarıyla, yargılama sonuna kadar aciz belgesi sunulabileceği kabul edilmektedir.

3.      Tasarrufun İptali Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Tasarrufun iptali davalarında görevli mahkeme genel mahkemelerdir. Dava konusuna göre hangi mahkemenin görevli olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. Dava konusuna göre özel görevli bir mahkemenin görev alanı dahilinde değilse davada asliye ticaret mahkemeleri görevlidir. Şayet dava ticari dava niteliğindeyse asliye ticaret mahkemeleri görevli olur. İstihkak davasına karşı açılacak tasarrufun iptali davalarında ise görevli mahkeme icra mahkemeleridir.

Yetkili mahkeme HMK’nın yetkiyi düzenleyen genel kurallarına göre belirlenir. Bu durumda, davanın davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılması gerekmektedir. Taraflar arasında yetkiye ilişkin bir sözleşme bulunmaktaysa bu sözleşmede belirlenen yer mahkemeleri tasarrufun iptali davalarında yetkili olur. Tasarrufun iptali davasının konusu bir taşınmaz mal dahi olsa, bu dava taşınmazın aynına ilişkin olmadığından davanın taşınmazın bulunduğu yerde açılması doğru değildir. Yargıtay da içtihatlarında bu hususa vurgu yapmaktadır;

Dava İİK madde 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptaline ilişkindir. Bu davalar taşınmazın aynına ilişkin olmadığından genel yetki kuralının uygulanması gerekir. [1]

4.      Tasarrufun İptali Davalarında Yargılama Usulü

İİK’nın 281. Maddesi gereği, tasarrufun iptali davaları basit yargılama usulüne göre görülmektedir. Hakim, iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebilir.

Tasarrufun iptali davalarında hakim, iptal sebeplerini de serbestçe takdir eder. İcra ve İflas Kanunu’nda sayılan iptal sebeplerinden birine dayanan davacının davası, hakim tarafından başka bir sebeple de kabul edilebilir. Hakim davacının gösterdiği sebeplerle başlı değildir.

5.      Tasarrufun İptali Davalarında İptal Sebepleri

İcra ve İflas Kanunu’nda üç farklı tasarrufun iptali sebebi öngörülmüştür. Ancak Yargıtay bu sebeplerin sınırlı sayıda olmadığı görüşündedir. Kanunda sayılan sebepler şöyledir;

  • Borçlunun karşılıksız yaptığı işlemler,
  • Aciz halinde yapılan işlemler,
  • Alacaklıya zarar verme kastıyla yapılan işlemler.

Yargıtay bir kararında iptal sebeplerinin Kanun’da sayılanlarla sınırlı olmadığını şöyle ifade etmiştir;

“Borçlunun aciz ya da iflastan önce yaptığı iptale tabi tasarrufları, üç grup altında ve İİK’nun 278, 279 ve 280. Maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinin hakimin takdirine bırakmıştır. Bu yasal sebeple de İİK’nın 278, 279 ve 280. Maddelerinden birine göre karar verebilir.”[2]

Kanunda ve Yargıtay kararlarında ivazsız kabul edilerek iptale tabi görülen bazı tasarruflar vardır. Bunlardan en önemlisi borçlunun karşılık olarak çok düşük bir bedeli kabul ettiği devirlerin bağışlama hükmünde sayılması durumudur.  Yargıtay bir kararında;

“İİK’nınn 278/2. Maddesine göre, sözleşmenin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre, borçlunun ivaz(edim) olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği sözleşmeler bağışlama hükmünde olup iptale tabidir. Burada borçludan satın alan özel veya tüzel kişinin iyiniyetine bakılmaz. Alıcı iyiniyetli olsa bile aracın rayiç değeri ile satış değeri arasında önemli oransızlık(fahiş fark) varsa, satış alacaklı yönünden geçersizdir. Önemli oransızlıktan söz edebilmek için edimler arasında en az misline yakın fark bulunması gerekir.”[3]

6.      Tasarrufun İptali Davalarında Süreler

İptal davası hakkı, batıl tasarrufun gerçekleşme tarihinden itibaren beş yıl geçmekle düşer. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup dikkat edilmesi gereken bir süredir. Bunun haricinde tasarrufun iptali davasında önemli olan 1, 2 ve 5 yıllık başka süreler de mevcuttur. Bunlara kısaca göz atmak gerekirse;

Alacaklılara zarar verme kastıyla yapılan işlemler hakkında dava açılabilmesi 5 yıllık süre içinde icra ya da iflas takibi yapılmış olması şartına bağlanmıştır. İlgili madde şu şekildedir;

Malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu malî durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hâllerde iptal edilebilir. Şu kadar ki, işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflâs yoluyla takipte bulunulmuş olmalıdır.”(İİK m. 280).

Borçlu tarafından, karşılıksız veya aciz halindeyken yapılan tasarrufların batıl kabul edilerek iptal edilebilmesi için, hacizden veya borçlunun aciz halinin doğmasından ya da iflasının açılmasından geriye doğru aciz haline veya iflas etmesine sebep olan tasarrufa kadar olan en fazla 2 yıllık süre içerisinde yapılmış bir tasarruf olması gerekmektedir. İlgili düzenleme şöyledir;

“Olağan hediyeler haricinde, hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar batıldır. Ancak, bu müddet haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi geçemez.” (İİK m. 278).

Aşağıdaki tasarruflar borcunu ödemeyen bir borçlu tarafından hacizden veya mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde yapılmışsa yine batıldır:

  • Borçlunun teminat göstermeği evvelce taahhüt etmiş olduğu haller müstesna olmak üzere borçlu tarafından mevcut bir borcu temin için yapılan rehinler;
  • Para veya mutat ödeme vasıtalarından gayrı bir suretle yapılan ödemeler;
  • Vadesi gelmemiş borç için yapılan ödemeler.
  • Kişisel hakların kuvvetlendirilmesi için tapuya verilen şerhler.

Sonuç

Tasarrufun iptali davaları alacaklının alacağına kavuşmasına hizmet eden bir davadır. Bu dava ispat kuralları, süreler ve yargılama usulü bakımından oldukça teknik özellikler taşıdığı için davanın uzman hukukçu yardımıyla açılması ve yürütülmesi oldukça önemlidir. Bu sayede yargılama sürecinde ve dilekçelerde yapılacak hatalar nedeniyle uğranabilecek hak kayıplarının önüne geçmek mümkündür.

Tasarrufun iptali davaları hakkında daha ayrıntılı bilgi ve danışmanlık için ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.

Saygılarımızla.

Solmaz Hukuk ve Danışmanlık Ekibi.

Referanslar

ERDÖNMEZ, Güray, (2017), Alacaklılara Zarar Verme Kastıyla Yapılan Tasarrufların İptali, Onikilevha yayınları, İstanbul.

KAÇAK, Nazif, (2008), İcra ve İflas Kanunu’nda Tasarruf İptal Davaları, Seçkin Yayıncılık, Ankara.

Yargıtay 15. HD., E.2004/1084, K.2004/1939.

Yargıtay 17. HD., 30.11.2010, 8301/10368.

Yargıtay 21. HD., 23.09.2003, 5979/7282.

[1] Yargıtay 15. HD., E.2004/1084, K.2004/1939.

[2] Yargıtay 17. HD., 30.11.2010, 8301/10368.

[3]Yargıtay 21. HD., 23.09.2003, 5979/7282.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir