LİMİTED ŞİRKETİN UĞRADIĞI ZARARDAN SORUMLULUK

Özet: Limited şirket, kurucuların, yöneticilerin, yönetim kurulu üyelerinin ve tasfiye memurlarının kanundan doğan yükümlülüklerini ihlal etmeleri nedeniyle zarara uğrayabilir. Limited şirketin zarara uğraması sonucunda şirket doğrudan zarara uğradığı gibi, şirket ortakları ve alacaklıları da dolaylı olarak zarara uğrarlar. Zarara uğrayan ortaklık veya kişiler zararın doğmasında sorumluluğu olan kişilere başvurabilirler. Makalemizde Limited şirketin uğradığı zararlardan sorumluluk ve zarara uğrayanların başvurabilecekleri yolları inceleyeceğiz.

Anahtar Kelimeler: Limited şirket, limited şirketin uğradığı zarar, sorumluluk

Giriş:

Limited şirketin kurucuları, ortakları, yöneticileri ve tasfiye memurları kanundan veya şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ihlal ettikleri takdirde bundan dolayı sorumludurlar. Zararı doğuran kişilerden zararın tazmini istenebilir. Zararı tazmin talep edebilecek kişiler bakımından şirketin iflas durumunda olup olmadığı önem arz eder. Ayrıca zararın tazmini bakımından açılan davada zararın kime ödeneceği konusu da büyük önem taşır.

1. Şirket Yöneticilerinin, Kurucularının, Müdürlerinin Sorumluluğu

Türk Ticaret Kanunu’nun 644.maddesinin yapmış olduğu gönderme ile Anonim şirketlere ilişkin sorumluluk hükümleri Limited şirketler hakkında da uygulanır.

Kanunun 553.maddesine göre; Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.

Yönetici veya müdürlerin sorumluluğundan söz edebilmek için kusurun varlığı şarttır. Yönetici veya müdürler şirkete zarar veren eylemlerini kanun hükümlerine ve şirket sözleşmesine aykırılık nedeniyle gerçekleştirmiş olmalıdırlar. Bir başka deyişle zarardan söz edebilmek için; hukuka aykırı davranış, zarar, kusur ve nedensellik bağı şarttır. 

Madde hükmü hem doğrudan hem de dolaylı zararın bulunduğu hallerde uygulanır. Ayrıca bu madde hükmünün uygulanabilmesi şirketin iflas etmemiş olması gerekmektedir. 

Yöneticilerin veya müdürlerin sorumluluğu nedeniyle pay sahiplerinin zararlarının giderilmesini istemeleri noktasında doğrudan ve dolaylı zararın irdelenmesinde fayda görüyoruz. Doğrudan zarar, yöneticilerin veya müdürlerin kusurlu davranışları nedeniyle şirketin uğramış olduğu zarardır. Dolaylı zarar ise, şirketin uğramış olduğu zarardan şirket ortakları ve alacaklılarının uğramış olduğu zarar olarak ifade edilebilir. Doktrinde de doğrudan ve dolaylı zarar ayrımı bu minvalde yapılmaktadır. Dolaylı zararın söz konusu olduğu hallerde ortaklığın malvarlığı doğrudan zarara uğrar. Bu durumda ortakların katılımının değeri azalır. Alacaklıların da kendi alacakları için başvurabilecekleri ortaklığın malvarlığında azalma meydana gelir. Bunlar da ortakların ve alacaklıların dolaylı zararına neden olur.

2. Zararın Giderilmesini İsteme Hakkına Sahip Olan Kişiler

Zarar sonucu zararın giderilmesini isteme hakkı asıl olarak ortaklığa aittir. Bunun yanında yukarıda belirttiğimiz üzere, ortaklığın yanında dolaylı olarak şirketin pay sahipleri ve alacaklıları da zarara uğrayabilirler. Nitekim Türk Ticaret Kanunu’nun 555 ve 553.maddesinden anlaşılması gereken hususlar; şirketin zarara uğraması nedeniyle hem pay sahipleri hem de şirket alacaklıları bu zararın giderilmesini isteme hakkına sahip olduğudur. Fakat şirket alacaklısına zararının giderilmesi nedeniyle dava açabilme hakkı ancak şirketin iflas etmiş olması halinde tanınmıştır. Buna karşın pay sahipleri bakımından böyle bir şart aranmamıştır.

MADDE 555- (1) Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler

Bu hakkın şirket pay sahipleri ve alacaklılarına tanınması çok yerinde bir düzenleme olmuştur. Doktrindeki görüşte bu minvaldedir. Ortakların dolaylı zararı ortaklığın doğrudan zararı anlamına geleceğinden, bu halde ortaklığın da sorumluluk davası açabileceğinden kuşku duymamak gerekir. Nitekim bu husus TTK 555/1’de ortaklık bakımından açıklıkla belirtilmiştir.

Şirketin iflas etmiş olması halinde dahi şirket pay sahipleri ve alacaklılarının tazminatın ödenmesini isteme hakları mevcuttur. Fakat iflas halinde şirketin pay sahipleri ve alacaklılarının zararın giderilmesi istemleri önce iflas idaresince ileri sürülür. Kanun ilk etapta bu hakkı doğrudan ileri sürme hakkını iflas idaresine tanımıştır.  İflas idaresinin şirketin uğramış olduğu zarar nedeniyle dava açmaması halinde pay sahibi veya şirket alacaklısı bu davayı açabilir.

Yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyen şirket yöneticileri bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. Yönetici aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkı ortaklığa aittir. Ancak, zarar gören ortakların da yöneticiler aleyhine dava açma hakkı bulunmaktadır. Yöneticinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da dolaylı zarar görmesine yol açar. Zira, bu tür tasarruflar payları oranında ortakları etkiler. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur (Yargıtay 11. HD. 2014/18180 E, 2015/2931 K.)

3. Zarar Nedeniyle Yargılama Süreci

Limited şirketin zarara uğraması nedeniyle zararın tazminini ortaklığın ve pay sahiplerinin isteyebileceğini, bunun yanı sıra şirketin iflas etmesi halinde şirket alacaklılarının da bu davayı açma hakkı olduğunu belirtmiştik.

TTK 555/1 c.2 gereği; pay sahipleri zararın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler. Dolayısıyla pay sahibinin zararın doğrudan kendisine ödenmesini isteme hakkı yoktur. Bu minvalde zararın doğrudan şirkete ödenmesinin istenmesi bir dava şartıdır. 

Şirket müdürünün eylemleri nedeniyle uğranılan zarar, şirket açısından doğrudan, davacı ortak açısından ise dolaylı zarar olup, dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK’nın 555. (6762 sayılı TTK’nın 309.) maddesi hükmü gereğince hükmedilecek tazminatın şirkete verilmesinin talep edilmesi gerektiğinden, davacının kendisine verilmesini talep etmesi doğru olmayıp, davanın salt bu nedenle reddedilmesi gerekir. (Yargıtay 11. HD. 2014/11886 E, 2015/536 K.)

Sonuç: Limited şirketi kanundan veya şirket sözleşmesinden doğan yükümlülükleri kusurlarıyla ihlal ederek zarar uğratan kişilerin şirket pay sahiplerine ve alacaklılarına karşı sorumlulukları mevcuttur. Zarara sebebiyet veren kişiler, şirket yöneticileri, müdürleri, kurucuları veya tasfiye memurları olabilir. Zarar halinde pay sahibi ve şirket alacaklılarına zararın tazminini isteme hakkı tanınmıştır. Şirket alacaklılarına tanınan zarar nedeniyle dava açma hakkı yalnızca şirketin iflas etmiş olduğu halde sınırlandırılmıştır. İflas halinde ise bu istemin önce iflas idaresince yapılacağı belirlenmiştir. Ayrıca tazmini gereken zararın ancak şirkete ödenmesinin istenebileceği gerekmektedir. 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir