BOŞANMA SONRASI ÇOCUĞUN ANNESİNİN SOYADINI TAŞIMASI MÜMKÜN MÜDÜR?

Anne ve babası evli olan çocuk yasalarımıza göre aile soyadı olarak babanın soyadını almaktadır. Anne ve babanın boşanması veya babanın ölmesi halinde de durum değişmemektedir, çocuk babasının soyadını taşımaya devam eder. Aynı şekilde evlilik dışı dünyaya gelen çocuk babayla soybağı kurulması durumunda babasının soyadını almaktadır. Fakat bazı hallerde velayet hakkına sahip olan anne, çocuğa kendi soyadını vermeyi isteyebilmektedir. Bu bültenimizde, çocuğun anne soyadını almasının mümkün olup olmadığını, mümkünse hangi hallerde mümkün olduğunu ele aldık.

Anahtar Kelimeler: velayet, çocuğun soyadı, boşanma, baba soyadı, çocuk annesinin soyadını alabilir mi, soyadının değiştirilmesi, adın değiştirilmesi, çocukla kişisel ilişki, çocukla görüşme hakkı, mahkeme kararıyla soyadının değiştirilmesi.

1) Çocuğun Soyadı Yasalarımıza Göre Nasıl Belirlenmektedir?

Çocuğun hangi soyadını alacağı, Türk Medeni Kanunu’nun 321. maddesi, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu, Soyadı Nizamnamesi ve Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’e göre belirlenir.

Bu düzenlemelere göre çocuk soyadını;

  • Evlilik içinde doğmuş ise; ailenin, başka bir ifade ile babanın,
  • Evlilik dışında doğmuş, babayla bir soybağı kurulmamış ise annesinin,
  • Soybağı ana ve babanın sonradan evlenmesiyle veya tanıma yahut da babalık davası sonucu mahkeme kararıyla kurulmuş ise babasının soyadını almaktadır.

Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak 300 gün içinde doğan çocuklar babalarının soyadını taşırlar. Evlilik içinde veya herhangi bir nedenle evliliğin sona ermesinden başlayarak 300 gün içinde Türk babadan olan veya Türk anadan doğan çocuklar doğumlarından başlayarak Türk vatandaşlığını kazanırlar. Bu çocuklar babanın soyadını alır ve aile kütüklerinde babalarının hanesine yazılırlar.

Hukukumuzda çocuğun babasının soyadını almasının kural olmasının Anayasa’ya aykırı olduğu daha önce yargı önüne taşınmışsa da Anayasa Mahkemesi bir aykırılık tespit etmemiştir. Anayasa Mahkemesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 321. maddesindeki “Çocuk, ana ve baba evli ise ailenin soyadını taşır.” hükmünün Anayasa’ya aykırı olmadığına karar vermiş, buradaki “aile soyadı” deyiminden babanın soyadının anlaşılacağını belirtmiştir.[1]

2) Çocuğun Soyadının Değiştirilmesi Mümkün Müdür?

Hukukumuzda kişinin ismini veya soyismini değiştirmesine sınırlı bir şekilde müsaade edilmiştir. Çünkü kişilerin her istediğinde ve sıklıkla isim ya da soyisim değiştirmeleri, toplumsal ve sosyal ilişkilerdeki istikrarı olumsuz etkiler.  Ancak kişinin gülünç, kötü çağrışımlı, kendisiyle bütünleşmeyen bir ismi ömür boyu taşımasının zorunlu tutulması da haksızlık oluşturur. Bu nedenle Türk Hukukunda  kişinin isminin veya soyisminin değiştirilebilmesi için haklı bir neden olması halinde isim veya soyisim değişikliği davaları açılması hakkı tanınmıştır.

Babanın soyadının değiştirilmesi halinde aile soyadı da değişmiş olacağından nüfus kayıtlarında aile bireylerinin tamamının da soyadları başkaca işleme gerek kalmaksızın değiştirilmektedir. Bu durum haricinde evlilik içinde çocuğun soyadının değiştirilmesi mümkün olmamaktadır. Örneğin evlilik içinde çocuğun babasının değil de annesinin soyadını taşıması mümkün değildir.

3) Velayet Hakkı Olan Tarafın Sahip Olduğu Yetkiler

Velayet, ana veya babanın, 18 yaşından küçük çocuklarının veya kısıtlanmış ergin çocuklarının kişi varlığına, malvarlığına ve bu iki husus hakkında onları temsile dair hak ve borçlarının tamamına verilen isimdir. Velayet, çocuk ergin oluncaya kadar onunla ilgili alınması zorunlu kararları alma konusunda veliye sorumluluk yükler ve aynı zamanda onu yetkili kılar. Bu bakımdan modern hukukta velayet, bir hak olduğu kadar aslında çocuğun üstün yararının sağlanması bakımından yetki ve sorumluluk da içerdiğinden, hak ve yükümlülüklerin toplamı olarak kabul edilmektedir. Velayetin nihai amacı, henüz erginliğe ulaşmamış küçüğün, ileride bir yetişkin olarak gelecekteki hayata hazırlanmasını sağlamaktadır.

Medeni Kanun’da ergin olmayan çocuğun ana ve babasının velayeti altında olduğu, yasal sebep olmadıkça velayetin ana ve babadan alınamayacağı belirtilmiştir. Velayet hakkı evlilik süresince anne ve baba tarafından ortaklaşa kullanılır. Boşanma ile ortak hayata son verilmesi veya ayrılık hâlinde hâkim, velayeti eşlerden birine vermektedir. Anne  veya babadan birinin ölümü hâlinde velayet sağ kalana verilir. Boşanmada ise velayet çocuk kendisine bırakılan tarafa ait olduğu hüküm altına alınmıştır.

Koruma, bakım ve gözetim hakkı veya benzer terimlerle ifade edilen velayet hakkı kapsamında, çocuğun soyadını belirleme hakkı da yer almaktadır. Eşler evliliğin devamı boyunca ve boşanmada sahip oldukları hak ve yükümlülükler bakımından aynı hukuksal konumdadır yani eşittir.

4) Velayet Hakkına Sahip Annenin Çocuğun Soyadının Değiştirmesi Mümkün Müdür?

Anne hiçbir gerekçe göstermeden, sırf velayetin kendisinde olduğunu ileri sürerek çocuğa kendi kızlık soyadının verilmesini isteyemez. Anne tarafından çocuğun soyadının değiştirilmesi davası açıldığında, çocuğun üstün yararına bakılır. Eğer çocuğun üstün yararı varsa annenin kızlık soyadı çocuğa verilebilir. Üstün yarar yoksa davanın reddine karar verilmelidir. Burada üstün yarardan ne anlaşılması gerektiğine Yargıtay kararlarından örneklerle bakalım;

  • Babanın çocuğu arayıp sormaması, çocukla hiç ilişkisinin bulunmaması,
  • Çocuk anne ile yaşadığından, soyadının anneden farklı olmasının çocuğu okulda ve sosyal ortamlarında rencide etmesi
  • Resmi işlemlerde hem mevcut durumda sorun yaratması hem de gelecekte sorun yaratma ihtimali bulunması,
  • Çocuğun yaşadığı olumsuzluklar nedeniyle annesinin soyadını taşımayı istemesi,
  • Çocuğun babayı hiç tanımıyor olması

gibi gerekçeler, çocuğun üstün yararı gereği annesinin soyadını taşımasına hükmedildiği durumlara örnektir.


21.6.1934 tarihli ve 2525 sayılı Soyadı Kanunu’nun 4. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Evliliğin feshi veya boşanma hallerinde çocuk anasına tevdi edilmiş olsa bile babasının seçtiği veya seçeceği adı alır.” şeklinde bir düzenleme mevcuttu. Fakat bu  hüküm Anayasa Mahkemesinin 08.12.2011 tarihli ve 2010/119 esas, 2011/165 karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir. İptal kararı gerekçesinde, kadın ve erkeğin evlilik süresince ve evliliğin sona ermesinde eşit hak ve sorumluluklara sahip olmaları gereğine yer veren uluslararası sözleşme hükümlerine de atıf yapılmak ve eşlerin, evliliğin devamı boyunca ve boşanmada sahip oldukları hak ve yükümlülükler bakımından aynı hukuksal konumda oldukları, erkeğe velayet hakkı kapsamında tanınan çocuğun soyadını seçme hakkının kadına tanınmamasının, velayet hakkının kullanılması bakımından cinsiyete göre ayrımcılığa neden olacağından Anayasa’ya aykırı olduğunu belirtmiştir.

“Taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler de çocuğun annesinin soyadını taşımasına müsaade etmektedir. Anayasa Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere, Türkiye Cumhuriyeti adına 14 Mart 1985 tarihinde imzalanan “11 nolu Protokol ile Değişik İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmeye Ek 7 nolu Protokol”, 25.03.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp yürürlüğe girmiş ve iç hukukumuz halini almıştır. Ek 7 nolu Protokol’ün 5. maddesi “Eşler, evlilik bakımından, evlilik süresince ve evliliğin bitmesi halinde, kendi aralarındaki ve çocuklarıyla olan ilişkilerinde, özel hukuk niteliği taşıyan hak ve sorumluluklar açısından eşittir. Bu madde, devletlerin çocuklar yararına gereken tedbirleri almalarına engel değildir.” hükmünü içermektedir.


Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin Milletlerarası Antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda Milletlerarası Andlaşma hükümleri esas alınır. Kuşkusuz velayet kendisinde bulunan anne veya babanın, çocukla ilgili yapacağı her türlü iş ve işlemde çocuğun üstün yararını koruması gerektiği tartışmasızdır.”

5) Annenin Çocuğun Soyadını Değiştirmek İçin Hangi Mahkemeye Başvurması Gerekir?

Evlilik içinde doğan çocuğun, doğumla kazandığı “aile soyadının” velayet hakkı kapsamında değiştirilmesi için annenin başvurması gereken mahkeme Aile Mahkemesi’dir. Normalde bir yetişkinin soyadını değiştirmek için Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurması gerekirken, burada konunun velayet hakkıyla ilgili olması nedeniyle Aile Mahkemeleri Görevlidir.

SONUÇ

Özetle, hem Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülükler hem de Aanayasa’mızın 10. Ve 41. Maddeleri gereği haklı nedenlerin olması halinde mahkeme, velayet hakkına sahip olan annenin talebi üzerine çocuğun annesinin soyadını taşımasına hükmedebilir. Eskiden hiçbir şekilde mümkün olmayan bu durum cinsiyet ayrımcılığına sebebiyet vermesi nedeniyle eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmekteydi. Burada korunması gereken esas yararın küçüğün menfaatleri olduğu göz önünde bulundurularak haklı nedenlerin varlığı halinde çocuğun anne soyadını almasına müsaade edilmesi hem Anayasa’mızda hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde benimsenen ilkelerle uyum içindedir.


REFERANSLAR

Anayasa Mahkemesi, 08.12.2011, 2010/119 E., 2011/165 K.

Anayasa Mahkemesi, 02.07.2009, 2005/114 E., 2009/105 K.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2020/6302 E.,  2021/641 K.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2020/5434 E., 2021/1492 K.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2020/6688 E., 2021/170 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2019/5835 E., 2019/10442 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2019/2765 E., 2019/7688 K.

Türk Medeni Kanunu

Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun


[1] AYM, 02.07.2009, 2005/114 E., 2009/105 K.