Anonim Şirketlerde Hisse Devri

Anonim Şirketlerde Hisse Devri Ve Sözleşme Örnekleri

Türk Ticaret Kanunu’nda sermaye şirketi olarak düzenlenen şirketlerden biri olan anonim şirketler, nispeten büyük sermayelere sahip ticaret şirketleridir. Sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan bu şirketler, esas sermaye paylarını temsil etmek üzere pay senetleri veya diğer adıyla hisse senetleri bastırabilmektedir. Şayet şirket payları için hisse senedi bastırılmışsa hisse devri bu senetlerin usulüne uygun şekilde devriyle mümkün olmaktadır.

Anonim şirketlerin hisselerini temsil etmek üzere basılan senetler bir tür kıymetli evraktır. Diğer kıymetli evraklar gibi nama veya hamiline yazılı şekilde düzenlenebilirler. TTK’nın 484. maddesinde açıkça “Pay senetleri, hamiline veya nama yazılı olur.” denilmektedir. Pay senetlerinin nama ya da hamiline yazılı olarak bastırılması şirketin inisiyatifindedir. Ancak bu konuda hamiline yazılı pay senetleriyle ilgili bir sınırlama getirilmiştir. Bu sınırlama, karşılığı hiç veya kısmen ödenmemiş olan paylar için hamiline yazılı pay senedi bastırılamayacağına ilişkindir. Bedeli tamamen ödenmeyen pay için hamiline yazılı pay senedi bastırılırsa senet geçersizlik yaptırımıyla karşılaşacak ve üçüncü kişilerin bu sebeple uğradıkları zararların tazmini gerekecektir.

Ticaret Kanunumuzda anonim şirket hisselerinin kural olarak herhangi bir sınırlamaya tabi olmaksızın devredilebileceği esası benimsenmiştir. Ancak bu kurala kanunla ve şirket sözleşmeleriyle getirilen istisnalar konuyu karmaşık hale getirmektedir. Uygulamada anonim şirket hisse devrinin nasıl yapılması gerektiği, hisse senetlerinin geçerli bir şekilde nasıl devredileceği konularında tereddütler yaşanmaktadır. Anılan nedenlerle bu bültende, anonim şirket hisselerinin senede bağlanmış olması ve olmaması halinde nasıl devredilebileceği, devir sonrası şirket ortaklık haklarının kullanımı ve devre şirketin engel olması konuları üzerinde durduk.

1.    Hisse Senedine Bağlanmamış Anonim Şirket Hisse Devri

Anonim şirkette paylar için hisse senedi çıkarılmamışsa, senetsiz payların devrinin nasıl yapılacağı konusu payın kaydi sisteme bağlı olup olmadığına göre incelenmelidir. Sermaye Piyasası Kanunu’nun 13. maddesine göre “Sermaye piyasası araçlarının senede bağlanmaksızın elektronik ortamda kayden ihracı esastır.” Bu sistemle amaçlanan pay sahiplerinin elektronik ortamda tutulan kayıtlarla belirlenmesi, hisse devirlerinin de bu kayıtlarda yapılacak değişiklikle gerçekleştirilmesidir. Devrin gerçekleştiği tarih olarak da Merkezi Kayıt Kuruluşuna yapılan bildirim tarihi esas alınacaktır. Kaydi sisteme bağlı olan bu payların devrinde öncelikle taraflar hukuken alacağın devri hükmünde olan yazılı bir sözleşme yapmalıdır. Payı devreden ve devralan taraf arasında yapılan bu sözleşmenin ardından merkezi kayıt kuruluşuna devri bildirerek payın yeni sahibi olarak kaydının sağlanması gerekmektedir.

Anonim şirket hisseleri hisse senedine bağlanmamış ise ve hisseler kaydi sisteme bağlı değilse,  hisse devrinin nasıl yapılacağı konusu, pay bedelinin tamamen ödenmiş olup olmamasına göre değişkenlik göstermektedir. Eğer pay karşılığı bedel şirkete tam olarak ödenmişse payın devri Borçlar Kanunu’nun alacağın devri hükümlerine göre yapılmalıdır. Türk Borçlar Kanunu’nun 183. maddesine göre alacağın devri yazılı bir sözleşmeyle yapılmak zorundadır. Aksi takdirde devir hukuken geçersiz olacaktır. O halde bedeli tamamen ödenmiş bir payı şirket ortağı yapacağı yazılı bir sözleşmeyle payı devralmak isteyen kişiye devredebilecektir.

 

Şayet devredilmek istenen şirket hissesinin bedeli tamamen ödenmemişse, bu payın Borçlar Kanunu’nda öngörülen borcun nakli ve alacağın devri usulüne göre devri gerekmektedir. Borcun naklinde kanun koyucu, borçlunun ödeme gücünün ve kim olduğunun alacaklı için önemli olduğunu kabul ettiğinden alacaklının borcun bir başkasına devredilmesine onay vermesini şart koşmuştur. Şirket pay bedelinin alacaklısı da şirket tüzel kişiliği olduğundan, henüz bedeli tamamen ödenmemiş bir şirket hissesi devredilmek isteniyorsa bu devre şirketin onay vermesi gerekmektedir. Kısaca taraflar arasında yapılacak yazılı bir devir sözleşmesi ve şirket yönetim kurulu kararıyla bedeli tamamen ödenmemiş bir payın devri mümkündür.  Son olarak TTK madde 499 hükmü gereği senede bağlanmamış payın devredildiğinin pay defterine kaydedilmesi de gereklidir. Bunun için payı devralan kişinin şirket yönetim kuruluna başvurması gerekmektedir. Pay defterine kayıt, şirkete karşı pay sahipliğini ispat etmek ve ortaklık haklarını kullanmak için gereklidir.

Alacağın devri ve borcun nakliyle ilgili daha ayrıntılı bilgi için sitemizde bulunan diğer içerikleri aşağıdaki linklerden ziyaret edebilirsiniz;

Borcun bir başkasına devredilmesi(Borcun nakli)

Alacağın devredilmesi(Alacağın temliki)

2.    Hamiline Yazılı Anonim Şirket Hisse Senedinin Devri

Anonim şirketlerde hamiline yazılı payların devriyle ilgili yakın tarihlerde yapılan kanun değişikliğiyle farklı bir usul öngörülmüştür. 31.12.2020 tarih ve 31351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7262 sayılı Kanunla Türk Ticaret Kanunu’nun 489. maddesinde öngörülen değişikliğe göre hamiline yazılı anonim şirket hisse senetlerinin devri sadece zilyetliğin devriyle yani senedin kendisinin fiziken devriyle mümkün olamamaktadır. Aynı zamanda hisseyi devralan kişi tarafından merkezi kayıt kuruluşuna yapılan bildirimde bulunulması gerekmektedir. Aksi takdirde hamiline yazılı senet sahibi kişi, paydan doğan haklarını kullanamaz.

TTK’nın hamiline yazılı anonim şirket hisse devriyle ilgili hükmü şöyledir;

Hamiline yazılı pay senetlerinin devri, şirket ve üçüncü kişiler hakkında, ancak zilyetliğin geçirilmesi suretiyle payı devralan tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşuna yapılacak bildirimle hüküm ifade eder. Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirimde bulunulmaması hâlinde, hamiline yazılı pay senedine sahip olanlar, bu Kanundan doğan paya bağlı haklarını gerekli bildirim yapılıncaya kadar kullanamaz.

Hamiline yazılı pay senedine bağlı hakların şirkete ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesinde Merkezi Kayıt Kuruluşuna yapılan bildirim tarihi esas alınır.”

Bahsi geçen bildirimin yapılmaması halinde hem anonim şirket yönetim kuruluna hem de hisseyi devralan kişiye idari para cezası uygulanmaktadır. Dolayısıyla yeni sistemde merkezi kayıt kuruluşuna hisse devrine ilişkin bildirimin yapılması hem idari para cezası ödemek zorunda kalmamak hem de hisseye ilişkin (paydan kaynaklanan) hakları örneğin genel kurula katılma, oy kullanma gibi ortaklık haklarını kullanabilmek için gereklidir. Hisse devrinin hem şirkete karşı hem de üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesinin şartı merkezi kayıt kuruluşuna bildirimde bulunulmasıdır. Örneğin, hamiline yazılı pay senedi sahiplerinin genel kurul toplantısına katılma şartlarını düzenleyen 18. maddenin 3. fıkrasında yapılan değişiklikle, pay sahiplerinin giriş kartı alması usulüne son verilerek genel Merkezi Kayıt Kuruluşundan(MERSİS) sağlanan pay sahipleri çizelgesinde isim veya unvanları bulunan ve hamiline yazılı pay senedine zilyet olduklarını genel kurul toplantısına katılabilecekler listesini imzalamadan önce yönetim kuruluna ispatlayan hamiline yazılı pay senedi sahiplerinin genel kurul toplantısına katılabileceği hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü üzere artık hisse sahipliği konusunda merkezi kayıt kuruluşu nezdinde tutulan kayıtlar esas alınmaktadır.

 

Özetle hamiline yazılı hisse senedine bağlanmış anonim şirket hissesinin devri için kural olarak hem senedin fiziken devralana teslim edilerek senet zilyetliğinin ona geçirilmesi hem de merkezi kayıt kuruluşuna bildirimde bulunulması gerekmektedir. Devir için bu prosedüre ek olarak taraflar arasında yazılı bir anlaşma yapılmasına da engel bulunmamaktadır.

 

3.  Nama Yazılı Anonim Şirket Hisse Senedinin Devri

Anonim şirketler hamiline yazılı pay senedi yerine nama yazılı pay senedi çıkarılmasını kararlaştırabilirler. Nama yazılı hisse senetlerinin şirketin ticaret unvanını, sermayesini, kuruluş tarihini, pay senedi tertibini ve tertibin tescil tarihini, senedin türünü ve itibari değerini ve senedin kaç adet pay içerdiğini, sahiplerinin adı ve soyadını veya ticaret unvanını, yerleşim yerini, pay senedi bedelinin ödenmiş olan miktarını da belirtmesi gerekmektedir. Bu senetlerin aynı zamanda şirket pay defterine de kaydedilmesi gerektiği öngörülmüştür.

 

TTK’nın 486. maddesine göre azınlık pay sahiplerinin istemde bulunması halinde de nama yazılı pay senedi bastırılıp tüm nama yazılı pay senedi sahiplerine dağıtılır. Burada azınlıktan kasıt, şirket esas sermayesinin en az onda birine sahip pay sahipleridir.

 

Nama yazılı hisse senedine bağlanmış anonim şirket hisselerinin de devredilmesi mümkündür. Kanunda nama yazılı payların herhangi bir sınırlamaya tabi olmaksızın devrine müsaade edilmiştir. Nama yazılı payların esas sözleşmeye hüküm eklenerek hisse devrinin ancak şirket onayıyla mümkün olabileceğine ilişkin sınırlamalar getirilmesi mümkündür. Bunun haricinde nama yazılı payların devriyle ilgili kanundan doğan sınırlamalar da söz konusudur. TTK’nın 491. maddesine göre, bedeli tamamen ödenmemiş nama yazılı paylar, ancak şirketin onayı ile devrolunabilir. Şirket onay vermedikçe karşılığı kısmen ödenmiş payın devir mümkün olmaz. Ancak şirket de sadece, devralanın ödeme yeterliliği şüpheli ise ve şirketçe istenen teminat verilmemişse onay vermeyi reddedebilir.

Nama yazılı hisse senetlerinin hukuksal işlemle devri, ciro edilmiş nama yazılı pay senedinin zilyetliğinin devralana geçirilmesiyle yapılabilir. Zilyetliğin geçirilmesinden kasıt senedin fiilen devralana teslim edilmesidir. Ciro işlemi ise senedin arkasına, senedin ciro edildiği kişinin ismen belirtilerek devir iradesinin ve devredenin imzasının yer aldığı tam cironun yapılmasıyla gerçekleştirilir. Nama yazılı hisse senedine bağlanmış anonim şirket hissesinin devredilebilmesi için hem tam ciro işleminin hem de senedin zilyetliğinin (fiziken tesliminin) sağlanması gerekmektedir. Sadece başka bir kâğıt üzerinde yazılan devir iradesiyle anonim şirket hissesinin devri mümkün değildir. Zira bir tür kıymetli evrak olan hisse senetlerine bağlanmış hakların senetten ayrı olarak devri ve ileri sürülmesi mümkün değildir. Fiziken teslim sağlanmadığı halde Medeni Kanun’da zilyetliğin teslimsiz olarak geçirildiğinin kabul edildiği halleri de saklı tutmak gerekmektedir.

Nama yazılı anonim şirket hissesi her ne kadar zilyetliğin nakli ve ciro ile devredilebilse de devrin şirkete karşın ileri sürülmesi ve ortaklıktan doğan hakların kullanılabilmesi için tamamlanması gereken bir prosedür daha bulunmaktadır. Bu da hisse devrinin pay defterine işlenmesi için şirket yönetim kuruluna yapılacak başvurudur. Hisse devrinin şirkete karşı ileri sürülmesi yönetim kurulu kararıyla devrin şirket pay defterine kaydıyla mümkün olmaktadır. Aksi durumda pay defterine kaydedilmeyen fakat hisseleri devralan kişi ortaklıktan kaynaklanan haklarını kullanamayacaktır. Zira bu halde şirkete karşı pay sahibi olduğunu ispat edememekte, bundan dolayı da genel kurula katılma, oy kullanma gibi devraldığı payın kendisine sağladığı hakları kullanamamaktadır. Şirket hisse devrini pay defterine işlemeyi reddetmekteyse açılacak bir ifa davası yoluyla yönetim kurulu kararına gerek kalmaksızın devrin pay defterine işlenmesinin sağlanması mümkündür.

Nama yazılı anonim şirket hisselerinin devriyle ilgili genel esaslar bu şekilde olmakla birlikte anonim şirketin borsaya kote edilmiş veya edilmemiş olmasına göre bir ayrım yapmak da gerekmektedir. Zira bu ayrıma göre, şirketin nama yazılı payların devrine esas sözleşmesine koyacağı hükümlere göre onay verip vermemesinin şartları değişkenlik göstermektedir.

3.1.        Borsaya Kote Edilmemiş (Halka Kapalı Anonim Şirketlerde) Nama Yazılı Paylar

Hisseleri borsaya kote edilmemiş (halka kapalı) anonim şirketler genelde aile şirketi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle ortakların kim olduğu bu türden şirketlerde önem taşımaktadır. Şirket hisselerinin aile dışına çıkmasını veya aile şirketi olmasa da şirkete yabancı kişiler tarafından satın alınmasını önlemek için şirket esas sözleşmesinde hisse devri için sınırlayıcı hükümler öngörebilmektedirler. Bu durum şirket pay sahiplerini ve şirketi korumaya, hisselerin istenmeyen şekilde el değiştirmesine engel olaya yönelik bir önlemdir. Kanun koyucu borsaya kote edilmemiş anonim şirketlerin bahsi geçen durumlarını göz önünde bulundurarak şirketin hisse devrine onay vermeyi reddedebileceği halleri ve devrin hükümlerini halka açık anonim şirketlerdekinden farklı şekilde düzenlemiştir. Bir kere bu türden şirketlerde, şirket tarafından devir için gerekli olan onay verilmediği sürece, payların mülkiyeti ve paylara bağlı tüm haklar devredende kalacak, devralana geçmeyecektir.

Payların miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra gereği devralınması hâlinde, bunların mülkiyeti ve bunlardan kaynaklanan malvarlığına ilişkin haklar derhâl devralana geçse de, genel kurula katılma haklarıyla oy hakları ise ancak şirketin onayı ile birlikte devralana geçecektir.

Şirket, onaylamaya ilişkin istemi, aldığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde reddetmemişse veya ret haksızsa, onay verilmiş sayılacaktır.

Peki halka kapalı anonim şirketlerde şirket hangi sebeplerle devre onay vermeyi reddedebilecektir? Bu konu TTK’nın 493. maddesinde düzenlenmiştir. İlgili hükme göre; “Şirket, esas sözleşmede öngörülmüş önemli bir sebebi ileri sürerek veya devredene, paylarını, başvurma anındaki gerçek değeriyle, kendi veya diğer pay sahipleri ya da üçüncü kişiler hesabına almayı önererek, onay istemini reddedebilir.

Pay sahipleri çevresinin bileşimine ilişkin esas sözleşme hükümleri, şirketin işletme konusu veya işletmenin ekonomik bağımsızlığı yönünden onayın reddini haklı gösteriyorsa, önemli sebep oluşturur. Bundan başka, devralan, payları kendi adına ve hesabına aldığını açıkça beyan etmezse şirket, devrin pay defterine kaydını reddedebilir.

Paylar; miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra gereği iktisap edilmişlerse, şirket, payları edinen kişiye, sadece paylarını gerçek değeri ile devralmayı önerdiği takdirde onay vermeyi reddedebilir.

Devralan, paylarının gerçek değerinin belirlenmesini, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden isteyebilir; bu hâlde mahkeme şirketin karar tarihine en yakın tarihteki değerini esas alır. Değerleme giderlerini şirket karşılar.

Devralan, gerçek değeri öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde bu fiyatı reddetmezse, şirketin devralma önerisini kabul etmiş sayılır.”

Yukarıdaki red sebeplerinin nama yazılı hisse devrine engel olabilmesi için şirket esas sözleşmesinde öngörülmüş olması gerektiği unutulmamalıdır.

 

3.2.        Borsaya Kote Edilmiş (Halka Açık Anonim Şirketlerde) Nama Yazılı Paylar

Pay Tebliği madde 48’e göre “Payları borsada işlem gören ortaklıklarca ihraç edilecek payların ve ortaklıklarca ihraç edilecek pay benzeri menkul kıymetlerin Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde elektronik ortamda kayden ihracı ve bunlara ilişkin hakların hak sahipleri bazında izlenmesi zorunludur.”

 

Borsaya kote edilmiş nama yazılı payların borsada satılmaları hâlinde, Merkezî Kayıt Kuruluşu, Sermaye Piyasası Kurulunun düzenlemelerine uygun olarak devredenin kimliğini ve satılan payların sayısını şirkete bildirmekte veya şirketin bu bilgilere teknik erişimini sağlamaktadır. Borsaya kote nama yazılı paylar borsada satın alındıkları zaman, paylardan kaynaklanan haklar payların devri ile birlikte devralana geçer. Borsaya kote nama yazılı payların, borsa dışında alınmaları hâlinde, söz konusu haklar hemen ve kendiliğinden devralana geçmiş olmaz. Devrin şirket tarafından tanınması için devralanın şirkete başvuruda bulunması gereklidir. Bu durumda payı devralan, şirket tarafından tanınıncaya kadar, paylardan doğan ortaklık haklarını örneğin genel kurula katılma ve oy hakkını ve oy hakkına bağlı diğer hakları kullanamayacaktır.  Kanunda şirketin hisse devrine onay vermesi için belli bir süre öngörülmüştür. Buna göre, şirket, devralanın, pay sahibi olarak tanınması istemini, istemi aldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde reddetmezse devralan, pay sahibi olarak tanınmış sayılır.

 

“Şirket tarafından henüz tanınmamış bulunan devralanlar, hakların geçmesinden sonra, oy hakkından yoksun pay sahibi olarak pay defterine yazılır. Söz konusu paylar genel kurulda temsil edilemez.”

 

Türk Ticaret Kanunu’nun 497. maddesinde halka açık anonim şirketlerin nama yazılı paylarının devrinin hangi sebeplerle şirket tarafından kabul edilmeyeceği konusu düzenlenmiştir. Hlaka kapalı anonim şirketlerdeki red sebeplerine nazaran çok daha sınırlı olarak düzenlenmiş olan bu sebepler aşağıdaki gibidir;

 

“Şirket, borsada kote edilmiş nama yazılı payları iktisap eden bir kimseyi, pay sahibi olarak tanımayı, ancak esas sözleşme, iktisap edilebilecek nama yazılı paylar ile ilgili olarak iktisap edenin pay sahibi olarak tanınacağı, sermayeyi esas alan ve yüzde ile ifade edilen bir iktisap üst sınırı öngörmüş ve bu üst sınır aşılmışsa reddedebilir.

 

Ayrıca istemde bulunmasına rağmen devralan, payları kendi ad ve hesabına aldığını açıkça beyan etmezse, şirket, payların pay defterine kaydını reddedebilir.

Borsaya kote nama yazılı payların miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra yoluyla iktisap edilmeleri hâllerinde, devralanın pay sahibi sıfatını alması reddedilemez.”

 

Görüldüğü gibi halka açık anonim şirketlerde nama yazılı payların devrini şirketin reddedebilmesi ancak esas sözleşmesinde belli bir sermaye yüzdesi sınırı öngörülmüşse ve bu yüzde payları devralan tarafından aşılıyorsa reddedebilecektir. Bir diğer red sebebi olarak, devralanın payları kendi ad ve hesabına aldığını açıkça beyan etmemesi hali öngörülmüştür.

 

Şayet hisse devrine yukarıda sayılanlar haricinde başka ve hukuka aykırı bir gerekçeyle onay verilmemişse, şirket, mahkeme kararının kesinleşme tarihinden itibaren, oy hakkını ve buna bağlı hakları devralana tanımak durumunda kalacaktır.  Şirket, kendisine herhangi bir kusurun yükletilemeyeceğini ispat edemediği takdirde, devralanın red nedeniyle uğradığı zararları tazmin etmekle de yükümlüdür.

Sonuç

Anonim şirket hisselerinin devredilmesinde şirketin halka açık veya kapalı olma durumuna göre farklı türden sorunlarla karşılaşılmaktadır. Devrin hukuken geçersiz kabul edilmesine sebep olan durumlarla ilgili bilgi sahibi olunmaması, şirket esas sözleşmesinin ve senedin oluşumuna dair pay eski pay sahibi ve şirket arasındaki sözleşmenin hisse devri öncesinde kontrol edilmemesi, hisse bedelinin tamamen ödenmiş olup olmadığı konusunda bilgi sahibi olunmaması, devrin pay defterine işlenmesi için gerekli prosedürün tamamlanmaması veya merkezi kayıt kuruluşuna bildirimi gereken hisse devirlerinin bildirilmemesi nedeniyle sorunlar yaşanmakta, dava ve uyuşmazlık süreçleri söz konusu olmaktadır. Solmaz Hukuk ve Danışmanlık ekibi olarak, anonim şirket hisse devri konusunda müvekkillerimize hukuksal destek sağlayarak devrin sorunsuz şekilde gerçekleştirilmesine yardımcı olmaktayız. Aynı zamanda hisse devrinin bir sebeple geçersiz olması halinde açılabilecek ifa ve tazminat davaları konusunda da tecrübe sahibi olan ekibimizden hukuksal yardım talebinde bulunabilirsiniz.

Saygılarımızla.

Solmaz Hukuk ve Danışmanlık Ekibi.

Referanslar

Mehmet BAHTİYAR, (2014), Ortaklıklar Hukuku, Beta YAYINCILIK, S.290-299.

Soner ALTAŞ, (2019), Türk Ticaret Kanununa Göre Anonim Şirketler, Seçkin Yayıncılık, s.477-505.

7262 sayılı Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun.

Sermaye Piyasası Kanunu.

Türk Ticaret Kanunu.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.