KIDEM TAZMİNATINA HAK KAZANMAK İÇİN NE KADAR ÇALIŞMIŞ OLMAK GEREKİR?


Kıdem tazminatı İş Kanunu kapsamında belirlenen şartlar gerçekleştiğinde kendisine veya ölümü halinde mirasçılarına verilen bir ödemedir.
 
1-Kıdem Unsuru
İşçinin kıdem tazminatına hak edebilmesi için en az 1 yıllık kıdeminin bulunması gereklidir. Ancak işçinin bir yıllık süresinin dolmasından önce iş akdini feshetmek kötüniyet olarak değerlendirilip kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği yönünde görüşler oluşmuştur. Bir yıllık süre iş akdinin başladığı tarihten itibaren hesaplanır. Ancak fiili olarak iş akdinin yapılmaması veyahut sigorta girişinin geç yapılmış olması ispat halinde; kıdem tazminatı almaya engel teşkil etmeyecektir. Yargıtay; işçinin kadrolu veya kadrosuz olmaksızın ne kadar çalıştığının da dikkate alınması gerektiği yönünde karar tesis etmiştir. Bu konuda aşağıdaki emsal kararları incelemekte fayda vardır.
 
2- Fesih
İş akdinin fesih dışı sonra erme nedenlerinin varlığı halinde de kıdem tazminatına hak kazanılabilecektir. Konu ile ilgili detayları linkte bulabilirsiniz : https://www.solmazlaw.com/blog/is-hukuku/fesih-disi-is-akdinin-sona-erme-halleri-ve-kidem-tazminati
Haklı nedenle fesih halinde İş Kanunu md.24 kapsamındaki şartların oluşup oluşmadığına bakılmaktadır. Bunun yanı sıra işçinin istifa etmesi, yahut yapılan feshin haksız olması halinde elbette kıdem tazminatına hak kazanılmaz.
 
  T.C. Yargıtay  
Hukuk Genel Kurulu  
   
Esas: 2018/7-179  
Karar: 2018/683  
Karar Tarihi: 04.04.2018  
   
   
İŞÇİLİK ALACAKLARI DAVASI – KADROYA ALINMADAN EVVELKİ ÇALIŞMA YOK SAYILARAK DAVACI HAKKINDA YENİ İŞE GİRMİŞ GİBİ İŞLEM YAPILAMAYACAĞI – DAVANIN ÇALIŞMA SÜRESİ BOYUNCA AÇILMAMASININ DAVACI ALEYHİNE DEĞERLENDİRİLEMEYECEĞİ – BOZMA KARARINA UYULMASI GEREĞİ
 
ÖZET: Davacının sürekli işçi kadrosuna alınması suretiyle tüm yıl benzer işlerde çalıştırılıyor olması daha önceki çalışmalarının niteliğini değiştirmez ise de, bu çalışmanın hukuken yok sayılmasının eşitlik ilkesine aykırılık sonucunu doğuracağı açıktır. Kaldı ki kadroya alınmadan önceki çalışma ile kadroya alınmadan sonraki çalışma arasında niteliksel bir fark yaratılması ya da kadroya alınmadan evvelki çalışma yok sayılarak davacı hakkında yeni işe girmiş gibi işlem yapılmasının kanuni bir dayanağı da bulunmamaktadır. Öte yandan ekonomik yönden işverene bağımlı olarak çalışan işçinin çalıştığı süre içinde dava açmamış olması olgusunun işçi aleyhine değerlendirilmesi de mümkün bulunmamaktadır. O halde tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
 
T.C. Yargıtay
Hukuk Genel Kurulu
 
Esas: 2018/7-180
Karar: 2018/684
Karar Tarihi: 04.04.2018
 
İŞÇİLİK ALACAKLARI DAVASI – KADROYA ALINMADAN EVVELKİ ÇALIŞMA YOK SAYILARAK DAVACI HAKKINDA YENİ İŞE GİRMİŞ GİBİ İŞLEM YAPILAMAYACAĞI – DAVANIN ÇALIŞMA SÜRESİ BOYUNCA AÇILMAMASININ DAVACI ALEYHİNE DEĞERLENDİRİLEMEYECEĞİ – BOZMA KARARINA UYULMASI GEREĞİ
 
ÖZET: Davacının sürekli işçi kadrosuna alınması suretiyle tüm yıl benzer işlerde çalıştırılıyor olması daha önceki çalışmalarının niteliğini değiştirmez ise de, bu çalışmanın hukuken yok sayılmasının eşitlik ilkesine aykırılık sonucunu doğuracağı açıktır. Kaldı ki kadroya alınmadan önceki çalışma ile kadroya alınmadan sonraki çalışma arasında niteliksel bir fark yaratılması ya da kadroya alınmadan evvelki çalışma yok sayılarak davacı hakkında yeni işe girmiş gibi işlem yapılmasının kanuni bir dayanağı da bulunmamaktadır. Öte yandan ekonomik yönden işverene bağımlı olarak çalışan işçinin çalıştığı süre içinde dava açmamış olması olgusunun işçi aleyhine değerlendirilmesi de mümkün bulunmamaktadır. O halde tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.