İnşaat Sözleşmesi Nedir?


İnşaat sözleşmeleri iş sahibinin ödemeyi taahhüt ettiği ücret karşılığında, müteahhidin bir eser meydana getirmeyi ve akabinde teslim etmeyi yüklendiği; taraflara karşılıklı borç yükleyen rızai bir akittir.
 
İnşaat Sözleşmelerine hangi hukuk uygulanır? 
Özel hukuk gerçek ve tüzel kişileri ile müteahhit arasında akdedilen inşaat sözleşmelerine; öncelikle sözleşme hükümleri ile sözleşme eki ardından; borçlar kanununun emredici ve tamamlayıcı hükümleri uygulanır.
Ancak; kamu kurum ve kuruluşları ile müteahhit / müteahhitlik firmaları arasında akdedilen sözleşmelerde uygulanacak hukuk 4734 Sayılı Kamu ihlale hukuku ve 2886 sayılı devlet ihale kanunu kapsamındaki özel hukuk gerçek ve tüzel kişiler bakımından farklılık göstermektedir.
 
İnşaat Sözleşmesinin asli unsurları nelerdir? 
 -Bir inşaat eserinin meydana getirilmesi

  • Bedelin ödenmesi
  • İnşaat eserinin teslim edilmesi
     
    Tarafların asli ve tali borçları nelerdir? 
    Sözleşme ile belirlenmiş esaslı unsurlar; teslim tarihi, ödemeye ilişkin hususlar, eserin teslimi asli unsurlar arasında sayılabilir. Örneğin; Yüklenicinin üstlendiği yapıyı usulüne uygun yapma ve akabinde teslim etme borcu bulunmaktadır. Bunun yanı sıra yapı sahibinin de inşaat ücretini ödeme yükümlülüğü doğmaktadır. işbu unsurlar layıkıyla yerine getirilse dahi, yapının zamanında ve ayıpsız olarak teslim edilmesi hususu taraflar arasında en çok ihtilafın doğduğu hususlardan biri olmayı halen sürdürmektedir. Zira zararın oluşmasına hangi tarafın neden olduğu tartışmasının yerel mahkemelerce her bir münferit olaya göre yapıldığı aşikârdır.
     
    Asıl İnşaat Sözleşmesi ile Alt yüklenici ‘Taşeron” Sözleşmesi arasında konu bakımından farklılık varsa ne olacak?
     Kural olarak oluşturulacak yapı hakkında konu bakımından benzerlik olması gerekmektedir. Zincirleme şeklinde devam eden sözleşmeler konu bakımından birbirleri ile paralel unsurlar içermiyorsa ve işbu farklılıklar asli yükümlülükleri etkiler mahiyette ise; taraflar arasında birden fazla sözleşme olduğu varsayılmaktadır. Bu durumda; hak ve yükümlülükler konusunda ciddi ihtilafların oltaya çıkması muhtemeldir.
     
    Asıl inşaat Sözleşmesinde devir yasağı konulmalı mıdır?

     Yapı sahibi, müteahhide kısmen veya tamamen işin alt yükleniciye devrini yasaklar hüküm koyabilir. Devir yasağına rağmen müteahhit işi sözleşme ile veya sözleşmesiz başka bir yükleniciye yaptırıyorsa, sözleşme ihlali ve akabinde, öngörüldü ise, sözleşme ihlaline bağlı tazminat ve diğer yan hakların talebi konusu ortaya çıkabilir.
     
    Müteahhit hangi hallerde temerrüde düşmüş sayılır?
      – Bu sebeplerle sınırlı olmamak üzere; – Müteahhidin inşaata zamanında başlamaması
       – İnşaatın sözleşmeye aykırı olarak geciktirilmesi
        – Müteahhidin; inşaatı zamanında bitiremeyeceğinin anlaşılması hususu Borçlar Kanunu md.473/1 de belirtilmiştir
     
    Müteahhidin temerrüdünün ortaya çıkması için ihtar gerekli midir?

     Bahsi geçen yükümlülük muaccel değil ise; muacceliyet kazandırmak için ihtar çekilmesi gerekmektedir.
     
    Yapı Sahibi işin devamı sırasında mevcut müteahhitten ayrı olarak inşaatı başkasına tamamlattırabilir mi? 
    Evet. Borçlar Kanunu md.473, göre; eserin meydana getirilmesi sırasında, yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak meydana getireceği açıkça öngörülüyorsa, iş sahibi bunu önlemek için verilecek uygun bir süre içinde yükleniciye; ayıbın veya aykırılığın giderilmesi; aksi takdirde hasar ve masrafı kendine ait olmak üzere, onarımın veya işe devamın başkasına verileceği konusunda ihtarda bulunabilir. Ancak bu minvalde dikkat edilmesi gereken husus “açıkça öngörme” kriterinin gerçekleşip gerçekleşmediği durumunun tespiti sırasında olacaktır.